Kan ile bulaşan hastalıklar

HEPATİT B VE CBirisine kan bağışladınız, serolojik test sonuçlarınızdan (HBsAg) Hepatit B ve (AHCV) Hepatit C şüpheli pozitifliği size veya yakınlarınızdan birine bildirildiğinde (eşiniz, nişanlınız akrabalarınız, yakınlarınız,iş yerindekiler)
SAKIN TELAŞA KAPILMAYIN, KORKUP ŞAŞIRMAYIN.
Kan merkezimiz doktorlarından aldığınız bilgiler doğrultusunda test sonuçlarınızla bağlı bulunduğunuz sağlık kuruluşlarına (Üniversite, Devlet Hastaneleri, Askeri hastaneler, SSK hastaneleri v.s.) başvurup doktorunuzla görüşüp testlerinizi yenileyin.

  • Söz konusu Hepatit B ise yakınlarınızı hemen aşılatın,Hepatit C virüsü için henüz aşı bulunamadı.
  • Yakın ilgi ve iyi moral bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirir.
  • Her insan doğduğu ilk günden yaşamının son gününe kadar her an ve her yerde Hepatit B ve C virüsleri ile karşılaşabilir.
  • Dünya genelinde 400-500 milyon insan Hepatit B taşıyıcısıdır.
  • Dünya genelinde 170 milyon insan ya da başka bir deyişle dünya nüfusunun %3 ü Hepatit C virüsü taşıyıcısıdır. Kronik hepatitlerin %70' inin nedenidir.

Hepatit B ve C virüsleri nasıl bulaşır?
Enfeksiyonun bulaşmasında su ve gıdaların önemi yoktur. Virüsün bulaşmasında bütünlüğü bozulmuş deri önemli rol oynar.

  • Kan ve kan ürünlerinin transfüze edilmesi
  • Hemodiyaliz
  • Akupunktur
  • Dövme
  • Aynı enjektörün farklı bireylerde kullanılması ile
  • Endoskopi
  • Kan bulaşmış havlu, jilet, traş makinesi, diş fırçası, ruj gibi malzemelerin ortak kullanılması
  • Manikür , pedikür, pens ve törpüler ile
  • Doğum esnasında veya anne karnında plasenta ile
  • Uygun sterilizasyon yapılmamış aletlerle yapılan cerrahi müdahaleler ile (sünnet, diş çekimi)
  • Korunmasız cinsel temas ile

Hepatit B virüsü bulaşırsa ne olur?
Virüs ilk 5-6 ay içerisinde %85-90 oranında kandan atılır. Bu kişiler doğal bağışıklık kazanırlar ve bir daha Hepatit B ye yakalanmazlar. % 10 oranında ise virüs kanda kalır. Bu kişilerin bir kısmı sağlam taşıyıcı olarak normal hayata devam eder, bir kısmı ise kronik hepatite dönebilir. Bu kişilerin tedavi ve takibi önemlidir. Tedavi şansları %90 a kadar yükselmiştir.
Hepatit C virüsü bulaşırsa ne olur?
Virüsün kronikleşme oranı %85'tir. Bunların %25'inde karaciğerdeki harabiyet hafif düzeyde kalmaktadır. Akut enfeksiyon sonucu %25'de iyileşme olmaktadır.Kronik hepatit C tanısı konan kişilerin yarısından fazlasında tetkiklerde veya herhangi bir nedene bağlanamayan yakınmalar nedeniyle yapılan tetkikler sonucu konmaktadır.
Hepatit nedir?
Hepatit sarılık olarak bilinen bir karaciğer hastalığıdır.Karaciğer hücrelerinin çok ciddi iltahabıdır. Hepatit yapan sebepler çoktur. Bunlar;

  1. Virüsler
  2. Alkol
  3. İlaç
  4. Ottoimmün sebepler (genelde kırk yaş üstü kadınlarda)
  5. Kimyasal toksik maddeler (plastik sanayide kullanılan PVC ve diğerleri)

Hepatit nasıl başlar ve nasıl devam eder?
Başlangıçta akut hepatit olarak yorgunluk , bulantı, gribal kırgınlık, eklem ağrıları , cilt ve gözlerde sarılık (her hastada sarılık görülmeyebilir), koyu renk idrar, iştahsızlık ile başlayan ve 3-4 ay devam eden Hepatit B iyi takip edilmezse yani hepatit geçirildiğinin farkına varılmazsa hasta soğuk algınlığı geçirdiğini zanneder, buda ileride uzun süren kronik hepatite dönüşebilir.
Günümüzde tedavi Hepatit B yi durdurabilir. Aksi takdirde kronikleşen hastalardan bir kısmı siroz ve az da olsa bir kısmı karaciğer kanserine dönüşebilir.
Hepatit B den nasıl korunulur?

  • Çocuk doğar doğmaz 1-2 gün içinde ilk aşı yapılır.Daha sonra ki birinci ve ikinci aylarda yapılan aşılarla aşılama tamamlanır.
  • Doğumda aşılama fırsatı bulunamayan çocuklara Hepatit B aşısı, çocuklar yuvaya veya ilköğretime başlarken mutlaka yapılmalıdır.
  • Çocuk Hepatit B taşıyan anneden doğmuş ise hem aşı yapılır hem de hiperimmun globulin yapılır.
  • Askere giden delikanlılardan aşılanmamış olanlar, askerliğe başlarken aşılanmalıdır.
  • Evlenmek için nikah memurluğuna başvuranların evlenmeden önce mutlaka Hepatit B aşısı olmaları gerekmektedir.

Hepatit C den Nasıl Korunulur ?
Hepatit C ye karşı aşı henüz deneme aşamasındadır. Kanında Hepatit B Ve Hepatit C Virüsü Taşıyan Arkadaşlarınızdan,
Yakınlarınızdan Hangi Durumlarda Size Virüs Bulaşma Tehlikesi YOKTUR?

  • Kucaklaşıp yanak yanağa gelme hatta yanakları öpme ile (Dudaktan öpmede, ağızda uçuk , kanama, yara varsa dikkatli olunmalıdır)
  • Aksırma
  • Öksürme
  • El sıkma
  • Ortak kullanılan ;
    • Tüm mutfak eşyalarından, kap kacaktan
    • Yeme içme kaplarından
    • Su bardağından,su fıskiyelerinden
    • Yüzme havuzlarından


SFİLİZ (FRENGİ)Cinsel yolla bulaşan hastalıklar önemli ve sağlık yönünden pek çok zararlara neden olan hastalıklardır. Bu hastalıklar bazen hiçbir belirti vermeyebilir veya var olan belirtiler bir süre sonra kendiliğinden geçebilir, bir kısım belirtiler ise uzun süre sonra ortaya çıkar.
Sifiliz (Frengi) de genellikle cinsel yolla bulaşan ve antibiyotik tedavisi ile iyileşen bir hastalıktır.Hastalığın etkeni Trepanoma pallidum denilen bakteridir.
BULAŞMA

  • Genellikle cinsel yolla
  • Hastalıklı kişilerle çok yakın ilişki,bu kişilerin kullandığı bardak,çatal,kaşık gibi malzemelerin ortak kullanılması ile
  • Sifilisli hamile anneden çocuğuna plasenta ile

FRENGİ BULAŞIRSA NE OLUR
İlk lezyon genellikle cinsel organların mukozasında, ayrıca ağız içi ve dudaklarda (bunlar daha çok öpmekle,hasta kişinin kullandığı bardak, çatal, kaşık gibi malzemelerin ortak kullanımı ile ) görülür.
Hastalığın 3 dönemi vardır.
Birinci Dönem( yara Dönemi ):
Ortalama 1 ay sonra enfeksiyonun giriş yerinde temiz,tabanı sert,çevresi kırmızı,ağrısız bir yara oluşur,kasık lenf bezleri şişer. Yara kendiliğinden iyileşir,gözden kaçabilir ve önemsiz görülebilir.
İkinci Dönem :
Birinci dönemden ortalama 2-10 hafta sonra deride kırmızı makülo-papüler lekeler,ağız içinde plak müköz,anal ve genital bölgede renksiz,ıslak papüller oluşur. Bu dönemde kanla yayılım nedeni ile menenjit,göz ve kemiklerde bir takım problemler meydana gelebilir. İkinci dönemde kendiliğinden geçebilir.
Birinci ve ikinci dönem hastalığın en bulaşıcı olduğu dönemdir. Hastalığın bu iki dönemini geçirenlerin %25'nde belirtiler tedavisiz kaybolur ve şifa oluşur, % 25'inde hastalık gizli bir hal alır, % 50'sinde ise üçüncü dönem başlar.
Üçüncü dönem :
Deride, kemiklerde, iç organlarda tümoral oluşumlar meydana gelir.
Sfilizli hamile kadınlarda hastalık plasenta yolu ile fetusa geçer. Bu fetuslardan bir kısmı ölür, kadın düşük yapar, bazıları ise sfilizli doğar. Sfilizli doğan bu çocuklar kesici dişlerin kenarlarının testere gibi intizamsız olmaları, burunlarının semer veya sokrat burnu denilen çökük burunlu olmaları,zeka büyüme gerilikleri gibi belirtiler gösterirler.
Sfilizli hamile kadına gebeliğinin ilk yarısında uygulanacak tedavi ile doğacak çocuk hastalıktan kurtulabilir.
TANI
Sfilizlinin tanısında bir çok testler olmakla birlikte genellikle iki farklı yol uygulanmaktadır.

  1. Özgül olmayan testler (Testte kullanılan antijenlerin trepanoma ile ilgileri yoktur yani Non-trepanomal testlerdir.) VDRL,RPR gibi
  2. Özgül Testler ( testlerde kullanılan antijenler trepanomanın kendisine aittir veya trepanomanın kendisi bizzat testte rol alır. Yani testler Trepanomal testlerdir. TPHA,TPİ,FTA-ABS gibi.

Bu testlerden :
Özgül olmayan testler tarama testleri olarak kullanılır. Çeşitli faktörlere ve hastalıklara bağlı olarak yalancı negatiflikler ve yalancı pozitiflikler görülebilir. Hastalığın ve tedavinin seyrini göstermeleri açısından önemlidirler.
Özgül testlerle tespit edilen antikorlar uzun süre kalıcıdırlar. Bazı hastalıklarda pozitif sonuçlar alınmaktadır.
TEDAVİ
Hastalığın tedavisinde özellikle penisilin grubu olmak üzere bir çok antibiyotik kullanılmaktadır.
KORUNMA

  • Aşısı yoktur,
  • Tanı konulanların tedavisi,
  • Bulaştırıcıların takibi, kontrolü, tedavisi ,

Kişilerin seks konusunda bilinçlendirilmesi ( Beraber olacağınız kimsede sizi tedirgin eden bir belirti ile karşılaşırsanız cinsel ilişkide bulunmayınız),korumasız cinsel ilişkiden kaçınılması çok önemlidir.
AIDS (KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK YETMEZLİĞİ SENDROMU)AIDS, HIV adı verilen bir virüsün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. HIV virüsü girdiği vücudun bağışıklık sistemini etkileyip yok ederek, direnci azalan vücutta diğer mikropların hastalık yapmalarına fırsat verir.
HIV VİRÜSÜ NASIL BULAŞIR
Cinsel ilişki ile;
Korunmasız cinsel ilişki ile bulaşır. Tüm bulaşmaların %80-85'i bu yol ile olmaktadır. HIV virüsü kanda olduğu gibi erkeğin sperm sıvısında, kadının vagina salgısında da bulunur. Cinsel ilişki sırasında vagina, penis, anüs mukozası veya ağızdaki zedelenmiş doku ve çatlaklardan vücuda girerek erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe, kadından kadına bulaşabilir.
Kan ile;
Tüm bulaşmaların %10-15'i bu yolla olmaktadır.
Kontrolsüz kan nakli ile,
Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğneleri, jilet, makas gibi kesici ve delici aletlerle,
HIV'li erkek ve kadının cinsel organlarındaki kanamaların veya adet kanının penise,vaginaya ve ağza teması ile,
Damar içi uyuşturucu kullananların paylaştıkları iğne,enjektör ve uyuşturucu madde eritilen kaşıklar ile,
HIV' li organ, doku ve sperm nakli ile,
Anneden bebeğine;
Tüm bulaşmaların %5-10'u bu yolla olmaktadır.

  • Gebelik
  • Doğum (%30 civarındadır.)
  • Emzirme

HIV VİRÜSÜ BULAŞIRSA NE OLUR
HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığının belirtileri kişinin yaşam koşullarına,vücut direncine göre 5-15 yıl, hatta bazen daha uzun bir süre sonra ortaya çıkar.HIV virüsü bulaştığı vücudun çeşitli hücrelerine özellikle CD4T kan hücrelerine yerleşerek çoğalır.Zarar gören CD4T kan hücreleri giderek azalır.Bunun sonucu olarak vücudun bağışıklık sistemi zayıflar ve yıkıma uğrar. Vücut direnci azalan hasta da,normalde zararsız olan,hafif geçirilebilen veya ender rastlanan bazı hastalıklar oluşur. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler,ağız ve deride tekrarlayan uçuk,yara ve lekeler,nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş,gece terlemeleri,kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, pamukcuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar.
Herhangi bir kişide bu belirtilerin birkaç tanesinin birlikte bulunması durumunda AIDS düşünülebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalar da HIV enfeksiyonunu düşündüren önemli belirtilerdir.
AIDS'TEN NASIL KORUNALIM
Çoğumuz HIV'in hayat kadınlarında, uyuşturucu kullananlarda, eşcinsellerde bulunduğunu sanırız. Ancak, AIDS belirli sosyal grubun hastalığı değildir. HIV cins, ırk, renk, yaş farkı gözetmeksizin herkese bulaşabilir.Bugüne kadar bulunabilmiş bir aşısı yoktur.

  • Cinsel ilişki en önemli bulaş yoludur ve HIV her tür cinsel ilişki ile bulaşır. Cinsel ilişkide mutlaka koruyucu kılıf (Kondom, Prezervatif) kullanın.
  • Kan naklinde AIDS test yapılmamış kanı asla kullanmayınız.
  • Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğneleri, jilet, makas kullanmayınız ve size de kullanılmasına asla izin vermeyiniz.
  • HIV pozitif kişi,test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir.
  • HIV'li sperm sıvısı, genital sıvı, kan bulaşmış alet ve eşyanın yaralı dokuya teması ile de HIV bulaşabileceği unutulmamalıdır. Yaralarınızı bantla kapayarak kendinizi koruyun.

HIV VİRÜSÜ HANGİ DURUMLARDA SİZE BULAŞMAZ

  • HIV günlük yaşamda, aynı odada bulunma, aynı okulda okuma, aynı havayı soluma ile bulaşmaz. HIV sağlam deriden geçmez.
  • Tükürük, gözyaşı, ter, aksırık, öksürük, idrar, dışkı,
  • Yiyecekler,içecekler,çatal,kaşık,bardak,tabak,tele fon,
  • El sıkışma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpüşme,
  • Tuvalet, duş, musluk, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam,
  • Sivrisinek ve diğer böceklerin sokması, kedi köpek ve diğer hayvanlarla yaşamak,

TEDAVİ
HIV/AIDS'in tedavisinde olumlu gelişmeler vardır. Antiretroviral ilaçlardan kili yada üçlü kullanımla başarılı tedavi mümkündür.

  • Tedavinin ana amacı viral yükün baskılanıp en alt düzeye indirilmesi hatta yok edilmesi,
  • Bağışıklık sisteminin korunması,
  • HIV enfeksiyonunun etkilerinin azaltılması,
  • Yaşam kalitesinin arttırılması,
  • AIDS 'ten ölüm oranının azaltılmasıdır
  • Tedavi doktor kontrolünde ve kesintisiz sürdürülmelidir.