Karantina Adası

Karantina Adası, Klazomenai Antik Kenti’nin toprakları üzerinde kurulu, hiç dalga olmayan Antik Plaj ile ünlüdür. Adanın her tarafı çam ve palmiye ormanı ile kaplıdır. Adanın etrafını yarım saatte gezerek tarihinin içinde yaşayabilirsiniz.



Adayı karaya bağlayan yol M.Ö. 225 yılında ilk olarak Büyük İskender tarafından yapılmıştır. Adanın kuzey burnunda günışığına çıkarılmayı bekleyen antik döneme ait 5 bin kişilik Anfi Tiyatro bulunmaktadır. Urla’daki Karantina Adası’nda, Sağlık Bakanlığı Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan ve Osmanlılar döneminde sağlık alanında hizmetler veren Taafuzhane (Sağlık Koruma Yeri) bulunmaktadır. Taafuzhane, 1865 yılında Osmanlı Devleti tarafından Fransızlara inşaa ettirilen Taafuzhane, gümrük limanının da İskele’de olmasından dolayı çok önemliydi. Hac yolcuları ve deniz yoluyla ülkemize giriş yapanların kolera, veba, çiçek, sarıhumma, lekeli humma gibi salgın hastalıklardan arınması için yapılmıştır.
O yıllarda, hac gemileri ada açıklarında demir atar, ardından yolcular küçük teknelerle taşınarak iki bölüm halinde Taafuzhane’ye alınırmış. Birinci bölümde ilaçlı sularla duş yaptırılan yolcuların tüm eşyaları ve çamaşırları 360 derece dönebilen dolaplarla ikinci bölüme gönderilirmiş. İkinci bölümdeki üç büyük kazanda 110 derece buharla mikroplardan arındırılır, yolcular da 15 gün tecrit odalarında tutulurmuş. Herhangi bir salgın hastalıkla karşılaşılmamış ise atlı bir haberci İzmir Valisi’ne müjdeyi götürür, vali de gelen haberciyi müjde getirdiği için bir kese altın ile ödüllendirirmiş.
Piri Reis 1470-1554 yılları arasında adını Yolluca olarak verdiği Karantina Adası için de şunları kaydetmektedir. “Urla limanına varılırsa, büyük gemiler Yollucaada’da yatarlar. Bu ada, Anadolu kıyısına bir mil mesafededir. O bir millik mesafe de, döküntü taşlarıyla hristiyanlardan kalma adeta bir köprü gibidir. Ancak o köprünün binası bozulmuştur. Dökülmüş taşları şimdi bile durur. O taşların üzerinden yürüyerek sürekli o adaya geçerler. Bu adada binalar hep bitişiktir. Bu adaların kıyılarında içi dar bir dalyan vardır” (Piri Reis 1988,336-337).
Milioris, “Bu adada Ayos Yoanis’e adanmış bir katakomp (yeraltı mezarlık ve tapınağı) bulunduğunu, burasının Urla’daki *Ayos Yorgos Kilisesi’ne bağlı olduğunu, yeraltına oyulmuş kemerli dehlizi olan bu yapının Anadolu’daki en erken hristiyan katakompu olduğunu burası ile aynı Azizin Urla Müselle mevkiindeki diğer katakombu arasında bir yeraltı yolu mevcut olduğuna inanıldığını belirtmektedir (Milioris 1957, 248, Çev. T. Caymaz).

1955 yılında Karantina Adası’nda, Deniz ve Güneş Tedavi Enstitüsü açılmıştır. 1960 yılında adı Kemik ve Mafsal Hastalıklanrı Hastanesi olarak değiştirilen binaya bir de ameliyathane eklenmiştir. 1986 yılında Devlet Hastanesi statüsünü kazanan bina bugün hala aynı isim ile hizmet vermektedir.
Bugün müze olmayı bekleyen Taafuzhane’ye duş yerleri, buhar kazanları, dolaplar ile takunyalar (nalınlar), eşya taşıma fileleri, peştemallar nostaljik bir görüntü sağlıyor. Taafuhane’yi halkın gezip görebileceği bir yer yapmak için buranın acilen bir müze haline getirilip tanıtımlarının yapılması gerekmektedir. Taafuzhane gibi birçok yapının olduğu böyle tarihi yerlerin korunması için ve Karantina Adası’nın tamamının korunması için projeler hazırlanmalıdır.

Ayos Yorgos Kilisesi Urla'mn bugünkü Yaka Mahallesi Yeşiltepe Sokak zirvesinde bulunmaktadır.