Muharrem Ayının Aleviler için Önemi

Aleviler için neden muharrem ayı önemlidir, Muharrem ayının önemi ve değeri hakkında bol bigli bulabileceğiniz makaleyi sizlerle paylaşıyoruz

Muharrem ayı Alevi ve Bektaşiler için çok önemli bir aydır. Bu ay oruç ayıdır. Bu ay matem ayıdır. Bu ayda mümin canlar oruç ve matem tutarak ibadetlerini yerine getirirler. Hakka şükür ki bir Muharrem ibadetini daha yapma imkanına kavuştuk. Tuttuğumuz oruç ve matemleri yüce Tanrı kabul eylesin !

Muharrem ayı, ay takvimine göre yılın ilk ayıdır. Kurban bayramının birinci gününden başlayarak sayıldığında 20. gün Muharrem ayının ilk günüdür. Bu ayda biz Aleviler ve Bektaşiler olarak 12 gün süreyle oruç tutmaktayız. Bu oruç Adem peygamberden beri tüm peygamberlerin tuttuğu bir oruçtur. Dolayısıyla Muharrem ayı Adem’den beri inananların ibadet ayıdır. Nitekim Kur’an’da “ …Oruç sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin de üzerinize yazıldı.” Denilerek bu gerçeğe işaret edilmektedir.

Mensup olmaktan şeref duyduğumuz Alevilik inancına göre bu ay canların, Allah’ın rıza ve sevgisini kazanmak, toplumsal birliği güçlendirmek, kardeşlik ve barış duygularını pekiştirmek, zulme ve haksızlığa karşı çıkmak ve mazlumdan yana olmak için iman tazeleme ve gönüllerini İslam nuruyla yıkama ayıdır.

Ne mutlu temiz gönüllülere,

Ne mutlu kalbini İslam nuruyla aydınlatanlara…

Muharrem ayı pek çok tarihsel olayın yaşandığı önemli bir zaman dilimidir. Tarihsel kaynakların bildirdiğine göre yüce Tanrı Adem peygamberin tövbesini bu ayda kabul etmiş, Nuh peygamberin gemisinin tufandan kurtulması da yine bu ayda gerçekleşmiştir. Yunus peygamberin balığın karnından çıkıp kurtulması, İdris peygamberin göğe çıkması, İbrahim peygamberin Nemrut’un ateşinden azad olması da yine bu ayda gerçekleşmiştir. Bu ay, Yusuf peygamberin atıldığı kuyudan kurtulduğu, Eyüp peygamberin dertlerinden kurtulduğu ve sağlığına kavuştuğu, Musa peygamberin kızıl denizi yarıp geçtiği, İsa peygamberin göğe yükseldiği ve Hazreti Muhammed Mustafa’nın müşrik Arapların reva gördükleri zulüm ve baskıdan kurtulmak için Mekke’den Medine’ye göç edip sağ ve esen olarak Medine’ye ulaştığı aydır.


Bu ay sadece sevindirici olayların yaşandığı bir ay değildir. Muharrem ayı sevincin yanı sıra bir hüzün ayıdır. Tüm peygamberler ve Hazreti Muhammed için sevindirici olayların gerçekleştiği bu ay ehlibeyt soyu için bir hüzün ve matem ayıdır. Hazreti Muhammed’in soyuna yapılan zulümlerin doruğa çıktığı, katliama dönüştüğü bir aydır. İnsanlık tarihinin en trajik hadiselerinden biri olan Kerbela katliamı bildiğiniz gibi bu ayda yaşanmıştır. Bundan dolayıdır ki bu ay Kerbela mazlumlarının yad edildiği, yaşanan acıların yasının tutulduğu ve böylece zulme boyun eğilmeyeceğinin asırlardır tüm zalimlerin yüzüne haykırıldığı direniş ayıdır.

Şehitler şahı Hazreti Hüseyin’in bayraklaştırılıp, büyük Alevi Türkmen ozanı Pir Sultan gibi “ Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan !” diyerek, yol cümleden uludur şiarına gönül verildiği kutlu bir ay olan Muharrem ayı inancımızın beslendiği mukaddes bir kaynaktır. Bu kaynaktan içerek zulme karşı isyan duygusuyla dopdolu olan tüm müminlere selam olsun !



Muharrem denildiğinde ilk akla gelen Allah rızası için tutulan oruçlarımızdır. Bu ayda oruç tutmak Adem peygamberin tövbesine katılmak, Nuh peygamberi, Yunus peygamberi, İbrahim peygamberi, Eyüp peygamberi, İdris peygamberi, Musa peygamberi, İsa peygamberi ve iki cihan güneşi Muhammed peygamberi anmaktır ! Onların sevgisiyle bezenmektir !

Bu ayda oruç tutmak, başta Hazreti İmam Ali olmak üzere tüm 12 imamlara gösterilen sadakati davranışa dökmek, ilan etmek ve haykırmaktır !

Bu ayda oruç tutmak, şehitler şahı İmam Hüseyin ve yol arkadaşlarının soylu mücadelesini yüzyıllar sonra bile inançla, kararlılıkla ve azimle yaşatmak demektir !

Bu ayda oruç tutmak, kundaktaki bebeğe ok atacak kadar iğrençleşen, peygamber soyunun evlatlarını günlerce, haftalarca çöl ortasında aç ve susuz bırakacak kadar İslam’a ve insanlığa düşmanlık eden başta Muaviye oğlu Yezit olmak üzere tüm Emevi zalimlerine ve onların zulüm geleneğini sürdüren günümüz zalimlerine başkaldırmaktır !

Bu ayda oruç tutmak, dedelerin dedesi Türkistan piri ta Hoca Ahmet Yesevi’den Hacı Bektaş Veli’ye, Sarı Saltuk’tan Ahi Evran’a, Yunus Emre’ye, Fuzuli’ye, Nesimi’ye, Pir Sultan’a kadar bize dinimizi ana dilimiz olan Türkçemizle öğreten tüm Türkmen ulularını yad etmektir !

Ne mutlu bu bilinçle oruç tutan canlara !

Ne mutlu ehlibeyt yolunda yürüyenlere !

Ne mutlu şehitler şahı İmam Hüseyin’e gönül verenlere !

Ne mutlu, “ yol cümleden uludur ! “ diyenlere !

Yüce Tanrı tuttuğumuz oruç ve matemlerimizi, yaptığımız tüm ibadetleri kabul eylesin !

İbadetlerimiz ulu dergahta Hak defterine yazılsın !

Allah… Allah !!!


Sözlerimizi Pir Sultan Abdal’ın bir deyişiyle bitirelim.


Birini tutan Hakk’ın yeter
İkisini tutan günahın atar
Üçünü tutan cennette yatar
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Dördünü tutana veli dediler
Beşini tutana ulu dediler
Altısını tutana dolu dediler
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Yedisin tutan havada uçar
Sekizin tutan hülleler biçer
Dokuzun tutan cennetin açar
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.

Pir Sultan Abdal’ım onunda zahmet
On birini tutana indi rahmet
On iki tutana nasiptir cennet
Engür olmuş Hakk ceminde ezilir.



MUSTAFA CEMİL KILIÇ

alıntıdır. ( alevileriz )