Türk Mutfağı, Türk Ulusunun folklörünün bir parçası olduğu kadar Ulaş mutfağı da geleneksel yapısı ve kendine has özellikleri ile Türk mutfağının karakteristik özelliklerini taşımaktadır. Ulaş ilçesi yemek kültürünü, ilçenin ekonomik yapısı ve tarımsal ürünleri şekillendirir. Ulaş ilçesi halkının geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Mutfak kültürü de bu özelliğe göre şekillenmiş durumdadır. Kış aylarının oldukça uzun geçmesi sebebiyledir ki, halkımız genelde yaz sebzelerini kurutarak ve konserve yaparak kışın yemektedirler. Yöremize ait özelliklerde yapılan erişte, mantı, makarlama, turşu, peynir, çökelek, pestikan, tarhana, yoğurt, pekmez, reçel, gibi birçok yiyecekler genelde yaz aylarında hazırlanır ve kış aylarında da tüketilmektedir.

Kavurga Ulaş ilçesi ve köylerinde Sivas’ın her yerinde olduğu gibi geleneksel bir çerez ve Ortaasya kökenli bir yemektir.

Pek çok yemeğin yapılmasında kullanılan ve temel maddelerden biri olan bulgurun hazırlanması oldukça zahmetlidir. Evin ihtiyacına göre buğday alınır, bulgur kazanlarında kaynatılıp hedik yapılır. Sonra süzülüp güneşte kurutulur. Yağmur yağması veya soğuk hava nedeniyle bulgur kurumazsa ekşiyebilir. Bunun için bulgur kaynatma işlemi güneşli havalarda yapılmaktadır.

Yöremizde bulgur ile çok çeşitli yemekler yapılmaktadır. Bunlardan bazıları, çekilmiş ince et bulgurla yoğrularak yapılan “sulu köfte” veya bulgurlu köfte, içli köfte, pancar sarması gibi yemeklerdir.

Yarma: Buğdayın yıkandıktan sonra özel olarak döğülmesiyle elde edilir. Seten veya soku taşlarından aynı bulgurda olduğu gibi döğülür, kurutulur, savrulur. Daha sonra da başta tarhana, pestükan, gendüme aşı gibi daha bir çok yemeğin yapımında kullanılır.

Yöremizde ekmekler, tandırda pişirildiği gibi sac üzerinde de yufka ekmeği pişirilmektedir. Sacda pişirilen bir başka ekmeğe Fetil adı verilir. Ekmeklerin en basiti olarak bilinen fetil, yufkadan kalın ve küçükce yapılan ve sacda pişirilen ekmektir. Bir başka ekmek türü yağlamadır. Diğer ekmek türleri ise, Lavaş ekmek, Top ekmek ve Gilik ekmektir.

Yağlama: Fetil pişer pişmez sacdan alınıp üzeri tereyağ ile yağlanır, her iki tarafları da yağlanan fetiller üstüste konulur. İşler biter bitmez sıcağı ile yenilmektedir.

Kahvaltı yaygın olarak çay ile yapılır. Kahvaltıda genellikle peynir, tereyağı, yumurta, çökelek, zeytin, reçel gibi yiyeceklerle yapılır. Eskiden Ulaş ve köylerinde kesinlikle kahvaltıda çorba içilirdi.

Bayram yemekleri de düğün yamaklarından pek farklı olmaz. Özellikle kurban bayramında yemeklerin yedi çeşit olmasına özen gösterilir. Tatlı olarak hurma, baklava, aşure, helva verilir. Yemek olarak, yaprak sarması, etli patatates çorbası, pilav, dolma ve kavurma ikram edilir. Muharrem ayında özellikle “Aşure” pişirilerek dağıtılması adettendir. Mutlaka yapılarak komşulara dağıtılımaktadır. Aşure çorbasında çeşitin 12 den az olmamasına dikkat edilir. Aşure çorbası Kerbela olayı ve Nuh peygamberin Gemiden karaya kavuşması hadisesiyle ilgilidir. Böyle inanılmaktadır.

Kelecoş: Peskütandan yapılan bir yiyecektir. Tencereye üç dört soğan halka halka doğranır kıyma ve sade yağ konur ateşte soğanlar pembeleşince suda özelenmiş peskütan katılır. Bazı evler salça da korlar, birlikte pişer. Çorba kıvamındaki bu yiyecek pişince şöyle servis yapılır Tabaklara kuru ekmekler (fırında gevretilmiş) küçük parçalar halinde doğranıp pişen kelecoş ekmekleri ıslatacak kadar dökülür. Üzerine döğülmüş ceviz ve sarmısak ekilir. Kelecoş, ekmek aşının peskütanlı halidir.

Yaprak Sarması: Eskiden satırla düğülerek şimdi kasaplardaki kıyma makinasından yağlı etlerin çekilmesiyle, ince bulgur soğan, maydanoz, tuz, biber, salça veya domates konularak hazırlanan iç’in asma yapraklarına sarılmasıyla hazırlanır. Genel olarak sarmalarda bulgur kullanılır. Sarma içi ha zırlanırken ince bulgur az konur.

Lahana Sarması: Asma yaprakları yerine haşlanmış sonra soğuk suya çekilmiş lahana yapraklarındarı hazırlanan sarmadır. Kış yemeğidir. Lahana yaprakları uzunIuğuna 3 cm. kadar eninde parçalara ayrılıp muska olarak sarılır.

Dolmalar: Pek yaygın olmamakla beraber soğan ve pırasa dolmaları, yazın biber ve patlıcan dolmaları yukarıda anlatıldığı şekilde hazırlanan etli içle doldurularak hazırlanır. Yaz aylarında ise kabak dolması yapılır.

Kıyma Mıhlaması: Halka halka doğranmış bol kuru soğan, hafif kızarıncaya kadar yağdan kavrulur Kıyma konularak birlikte karıştırılır. Biraz salça ve tuz katılarak pişirmeye devam edilir. Ortası, kAşıkla açıldıktan sonra içine yumurta kırılır. Pişmesi için ağzı kapatılıp ateşte bir süre bekletilir. Sonra da servis yapılır.

Ispanak Mıhlaması: Ayıklanmış ıspanaklar doğranır. Sonra bol suyla yıkanır. Arkasından suda haşlanarak süzülür ve sıkılır. Bir tencereye kıyma, tuz ve pastırma konup yapııa sokarıca ıspanaklar katılır Daha sonra da pişirilerek servis yapılır.

Pancar mıhlaması: Pancarın yaprakları ve nazik sapları aynen ıspanak gibi ayıklanır ve doğranıp, yıkanır, haşlanır. Sonra da yağ, kıyma ve tuz konulup suyu kalmayıncaya kadar kavrulur. En sonra üzerine yumurta kırılır.

Turşu Mıhlaması: Bu yemek pancarın saplarından yapılan pezik turşusundan yapılır. Sonbaharda pancarın dalları ince ince ayrılıp haşlanıp ve küplere konularak kışın yenilir. Pezik turşusu yemeklerin ve pilavların yanında yenildiği gibi mıhlaması da yapılır. Yıkanan turşu, ince ince doğranır; yağı, kıyması, doğranmış soğanı ve tuzu konulup, yani sokarıcı yapılıp kavrulur. Mıhlama sahanına alınır, sabanın büyüklüğüne göre üç veya dört yumurta kırılır.

Erişte Pilavı: Kış hazırlıkları esnasında yapılan bu yiyecek Yumurta Eriştesi ve Kavurma Eriştesi olmak üzere iki çeşittir. Yumurta Eriştesi Yazın yumurtaların bol zamanında yapılır. Önce yumurtalar kırılıp bir kaba konur. Iki ölçü yumurtaya bir ölçü su katılır. Tuz da ilave edildikten sonra, incelekten elenmiş un ile katıca yuğrulur. Hamur tahtaları üzerine, yumruk büyüklü ğünde yumak!ar alınır, bunlar bir taraftan 2 mm. kalınlığı ndaki oklava ile açılır. Hazırlanmış ve altı yakılmış bir sac üzerinde hafifçe pişirilir. Sonr ez üzerine serilir. Fazla kurumamasına dikkat edilir. Sonra da bunlar ince ince kıyılır, yani doğranır. Bu iş yalnız yapılmaz, imece ile olur. Kıyılan erişteler bezlere serilip iyice kurutulur. Sonra da sepetlere veya kutulara doldurulup kaldırılır. Pilavı Kaynamış suya önce princin, arkasından da eriştenin atıl masıyla pişirilir. Ocaktan indirilip kevgir den süzülür. Yağı ekildikten sonra sofraya getirilir.

Hoşaf: Pilavın yenilmesini kolaylaştıran bu içecekler, ramazanlarda iftar ve sahurların da vazgeçilmez çeşnileridir. kurutulmuş meyvalardan haz ırlanır. Taze meyvalardan kompostolar da yapı abiur. Aslında meyveler taze iken olduğu gibi yenilir.

Hıngel: Hamur katı olarak yoğurularak küçük yumaklar alınır. Bu yumaklar, tahta üzerinden oklavayla açılıp yufka haline getirilir. Yufkalar, oklava ile 2 mm’lik kalınlıkta ve 3x3 ebadında da kesilen hamur parçaları (kare kare kesilir) bu kesilen hamur parçaları da tuzlu ve sıcak suyun içinde kaynatılarak pişirilir. Sonra bu pişmiş hamurlar tencereden çıkarıldıktan sonra bunların üzerine sarımsaklı yoğurt dökülür ve karıştırılır. Bunun üstüne de tereyağı dökülür. Daha sonra da servis yapılır.

Haşıl: Ulaş ve yöresinde pişirilen ve eskiden beri en çok Kars bölgesinden gelenler tarafından yapıldığı için adına Karslı Haşılı denir. Haşıl yapmak için yarmanın incesi, tuz ve su konulup iyice” Helimeliyeşinceye kadar pişirilir. Bu esnada devamlı karıştırılır. Duru ise yarma unu ile yapılan herle katılıp karıştırılır. Pişince bir tepsiye boşaltılır. Ortası oyulup açılır. Buraya erimiş sadeyağ; istenirse ballı veya şekerli süt de konulup yenilebilir. Haşılın ortasından kenarları na doğru kaşıkla çizgiler çekilerek buraya yağın akması sağlanır. Suyla bulgur kaynatılır. Bulgur suyu tam çekmez ve pilavdan biraz daha sulu bir biçimde kalır. Buna bir miktar un katılarak karıştırılır. Koyu bir hal alana kadar da karıştırılan bu hamur bir tepsiye veya tabağı içine çekilir ve ortası oyulur. Sonra bunun içine sarımsaklı yoğurt dökülür ve bunun üzerine de tereyağ dökülürek servis yapılır.

Un Haşılı: Soğuk su un ile herle çalınır, ateş üzerinde karıştırılarak pişirilir. Tepsiye dökülüp, ortası açılır. Buraya eritilmiş sade yağ ve pekmez dökülür, sonra da kÂşıkla yenir.

Tutmaç: Eski bir Türk yemeği olan tutmaç, Ulaş ve köylerinde en çok yapılan yemeklerden birisidir. Yakın yıllara kadar bağlı olan Tutmaç Köyü, Sivas merkez ilçeye bağlıdır.

Lahana Sarması: 15 adet lahana yaprağı, yarım kilo bulgur veya pirinç, 250 gr. kıyma, üç baş soğan, bir kÂşık salça, 250 gr. tereyağı, bir tatlı kaşığı acı biber ve bir tatlı kaşığı tuzdan oluşan malzemelerini birbiriyle karıştırılarak ovulur. Daha sonra da sıcak suda haşlanmış lahana yapraklarına sarılır ve tencere içinde pişirelerek yenilir.

Kuskus: Halk arasında “kuşkuş” olarak söylenir. Geniş ve derin bir leğene un serpilip, üzerine yumurta kırılarak gezdirilir. bunun üzerine iri bulgur serpilerek el ayasıyla ovuşturularak yumurtası un hamurlaşarak bulgurlara yapışır. Birkaç kez devam edilen bu işlemden sonra bulgurlar 3-4mm çapında hamulu tanecikler olurlar. Hazılanan kuskus kaynar suda pişirilir üzerine yağ dökülerek yenir.

Ekmek Aşı: Tandır ekmeğiyle yapılır. Bir tencerede yağ eritilir içine soğan doğranır. Soğanlar pembeleştirilir içine 2-3 yumurta kırılır. Kırmızı biber atılır, kıyma konulup biraz daha kavrulur. İçine su konulup tuz atılır kaynamaya bırakılır. Diğer taraftan tandır ekmeği küçük lokmalar halinde doğranıp kaynayan suya konur. Ekmekler tenceredeki suyu çektiğinde pişmişhale gelmişolur. Ocaktan indirilerek soğumaya bırakılır. Sonra da servis yapılır. İlk bahar özellikle yemek ve beslenme açısından en zor dönemdir. Çünkü kış için hazırlanan turşu, patates, erişte, hıngel, kuskus tükenmiştir. Böyle zamanlarda madımak, yemlik gibi yörede yetişen bitkiler temizlenir, yufka ekmekle dürüm yapılarak yenilir.

Madımak Yemeği: Madımak, ilkbaharda köylerde bütün evlerde pişer. İlçede yine birçok evde madımak çorbası yapılır. Madımak, Türkülere oyunlara konu olmuş bir ottur. Hatta Sivas’ta pazarlarda satılmaktadır. Madımak çorbası şöyle yapılır : Bir tencerede yağ kızdırılır, soğan konup kavrulur biraz bulgur konur. Diger taraftan yıkanmış ve doğranmış madımak tenceredeki malzemeye katılır ve bir miktar karıştırdıktan sonra pişmeye bırakılır. Piştikten sonra ocaktan indirilip yenir. Yine ebe gümeci, ısırgan, tellice gibi otlar toplanarak yıkanıp doğranır, haşlandıktan sora yağda kavrulur. Aynı şekilde telliceden yöresel adı “pofik” olan börek yapılır. Ebeleğin yapraklarından ise sarma yapılır.

Herle: Bir tencere içinde tereyağı kızdırılır. İçine bir kaçkÂşık ince un atılır. Un pembeleşinceye kadar kavrulur. Sonra üzerine yetecekkadar sıcak su ilave edilir ve iyice karıştırlır. Çorba kıvamına gelinceye değin ocakta karıştırılır. İyice piştikten sonra üzerine tereyağlı sosu dökülerek servis yapılır.

İçli Köfte: Islatılmış bulgur, unla karıştırılarak hamur yapılır. Bu hamura da 3-4 santimetre çapında yumaklar yapılır. Umaklar, parmak maharetiyle içi oyularak içi açılır. İç olarakkavurma, kıyma, ya da patates gibi iç olarak hazırlanmış malzeme konularak tekrar el ile bu çukur kapatılarak oval hale getirilir. Daha sonra da kaynamış suya konularak 10-15 dakikak kadar kaynatıldıktan sonra ateşten indirilerek soğumaya bırakılır. Sonra da üzerine tereyağlı soso dökülerek yemekiçin servis yapılır.

Tellice: İlkbahar bitkisi olup üç yapraklı olup madımak gibi toplanarak kıyılır. Yıkanır ve kavrulur. Bu kavrulan pancarlar hamur içine konur. Sacda pişirilerek yağlanarak servise hazırlanır. Buna börek denir. Suda haşlanarak çorbada yapılabilir.

Kete: Yapılışı: Hamurlar yufka şeklinde açılır. Daha önceden hazırlanan iç(unun yağda kavrulması) yufkalar tepsiye dizilirken aralarına konur. Bir yufka, bir un şeklinde dizilir. Tepsi fırına atılarak kızartılır.

Patates Kömbesi: Yufkalar ince kalın açılır. Açılan bu yufkalar tepsiye dizilir. Dizme işlemi bir yufka, bir yağlı patates içi konur. Böylece tepsi tamamlanır. Tamamlanan tepsi fırında kızartılır. Çok nefis olduğu söylenmektedir.

Gusgus: Hammaddesi un, bulgur, yumurta, tuz ve su’dur. Yapılışı: Yumurtalar önce su ile çırpılır. Daha sonra büyük bir leğene bulgurlar konulur. Bulgurun üzerine un ve yumurta suyu katılarak elle karıştırılır. Bulgurlar, un ve yumurtanın suyu ile karıştırlır. Bulgur karıştırıldıkça hacmi de büyür. Belirli bir büyüklüğe gelince o şekilde kurumaya bırakılır. Hem yapılır yapılmaz hem de kış aylarında kullanılmak üzere saklanır.

Ayran Çorbası: Yarmadan veya pirinçten yapılır. Önce pirinç az bir miktar suda haşlanır. Haşlanan pirincin üzerine ayran konularak karıştırılır. Pişirildikten sonra yağı, biber, nane gibi sos malzemeleri eklendikten sonra servis yapılır.

Bulama Aşı: Bir tencerede ayran kaynatılır. Kaynatılırken çökelek halini almaması için ayranın içine yağ, yumurta, un ve tuz atılarak karıştırılır. Bu ayranın içine yarma denilen döğülmüş ve kabukları çıkarılmış buğday (Gendime/yarma) konularak pişirilir. Pişen yemeğin üzerine eritilen halis tereyağı ve nane kekik vesair baharatları dökülerek servis yapılır.

Katıklı Aş: Bir tenceredeki suyun içine yarma, fasulye, tuz ve nane atılarak kaynatılır. Başka bir kapta yoğurt ve döğülmüş ssarımsakkÂşıkta iyice karıştırılır. Bum karışım iyice kaynatılarak özleştirilen diğer tenceredekilerin üzerine dökülerek karıştırılıp pişirilir. Daha sonra da servis yapılır.

Herle/Helle: Ayrı ayrı kaplarda fasulye ve yarma kaynatılarak haşlanır. Sonra haşlanmış fasulye ve yarma bir kapta ılık suda iyice elenmiş un çarpılır. Çarpılan un öbür kaptaki kaynayan fasulye ve yarma karışımına dökülerek karıştırılır. Yağ tavasında biraz yağ eritilir. Eritilen yağa soğan çentilerek kavrulur ve yemeğin üzerinde gezdirilir.

Cilbir: Bir kapta su kaynatılır. Başka bir kapta un ve yumurta karıştırılıp hamur yapılır. Bu hamur kaynayan suyun içine dökülür ve pişirilir. İyice ısıtılan ve kurutulan yufka ekmeği ufalanarak yemeğin üzerine konulur, döğülmüş sarımsak katılır ve üzerinde yağ gezdirilir.

Cacık: Mart ve Nisan aylarında yapılır. Tarlalardan toplanan madımak, yemlik, kızılca, tellice, sirken, ağca pancar gibi otlarla yapılır. Bu otlar toplandıktan sonra yıkanır. Otlar keserle iyice doğranır. Kaynayan suyun içine bir avuç bulgurla otlar konularak pişirilir, üzerine yoğurt, ayran ve yağ dökülür.

Arap Aşı: Özellikle kış mevsiminde yapılan bir yemektir. Av hayvanlarından keklik etiyle yapılanı makbuldür. Keklik olmazsa tavuk etiyle yapılabilir. Çorba ve hamurdan oluşmaktadır. Büyük bir kapta su kaynatılarak bu suya iyi elenmiş un yavaş yavaş aktarılarak karıştırılır ve cıvık bir hamur oluşturarak iyice pişirilir. Pişirilen hamur meydan sinilerine dökülerek düzenlenir donması için dışarıya bırakılır. Diğer taraftan keklik veya tavuk iyice temizlenerek pişirilir. Ve et iyice parçalanır. Bir tavada kavrulan un tavuk veya kekliğin kaynatıldığı suya konularak karıştırılır, içine parçalanan et, kırmızı biber ve tuz konulur, çorbası böylece hazırlanır. Donmak için dışarıda bırakılan hamur sinileri içeri alınarak küçük küçük dilimlenir. Sininin ortası açılarak buraya çorba doldurulmuş tas konulur. Kaşıkla hamurdan bir dilim alınır çorbaya daldırıldıktan sonra hiç çiğnemeden yutulur. Arabaşı yemeğe ya da yöresel deyimle "Ara“aşı yutmaya bazı evler çağırılır. Arab aşı yutarken çiğneyene arap aşı yapma cezası verilir. Arabaşı daha çok yılbaşında, misafir davet edilince veya dışarıdan eve hatırlı bir misafir geldiğinde yapılır ve oldukça ilginç bir yemektir. Çiğnenmeden yutulduğu halde ne kadar yenilirse yenilsin midede hiçbir rahatsızlık yapmaz.

Aşure Çorbası: Muharrem ayının son gününde pişirilen bir çorbadır. Başka hiçbir zaman yapılmaz. Bu çorbayı her ev ayrı yapabileceği gibi birkaç ev ortaklaşa da yapabilir. Bu çorbanın bir başka özelliği de çorbada kullanılan malzeme sayısının mutlaka 12 olmasıdır. 12 gün tutulan oruçta her gün için çorbaya ayrı yiyecek malzemesi konulur ve bu sayı on ikiye tamamlanır. Çorba büyük kazanlarda pişirilir. Kullanılan 12 çeşit malzeme şunlardır: Su, yarma, tuz, elma, karabiber, nohut, fasulye ceviz içi, üzüm, şeker, iğde ve karanfil. Çorba, ortaklaşa yapılacaksa bu malzemeleri çorbayı yapanlar ortaklaşa alırlar. Çorba pişirildikten sonra helkelere doldurulur ve köyün yetişkin kızları en temiz elbiselerini giyerek köy evlerini tek tek gezerek dağıtırlar. Çorbayı alanlar “Allah kabul etsin”derler. Bazen de çorba dağıtılmayarak köyün erkekleri bir yerde toplanırlar. Kurulan masalara getirilen çorbalar arada bulunanlar tarafından yenilir.

Analı Kuzulu Köfte’nin Tarifi: (Yenikarahisar Köyü): Gerekli malzemeleri: Karışık köfte baharatı(Yedi baharat), karabiber, kırmızı toz biber, kuru soğan, nane, et, pilavlık bulgur.

Yemeğin Yapılışı: Eti satırla bir güzel dövüyoruz. Kıyma da olur ise de özellikle dövülmüş et tercih ediliyor. Sonra bu eti leğene koyup yeteri kadar köfte baharatını maharetle çok küçük parçalar halinde doğranmış adeta kıyılmış kuru soğanı, naneyi, karabiber ve kırmızı toz biberi, bir miktarda tuzu ilave edip bir miktar yoğuruyoruz. Elde ettiğimiz bu karışımın içerisine görüntü itibariyle etten az olacak şekilde pilavlık bulguru da ekleyerek tuz oranını da iyice ayarlayıp en az 45 dakika olmak üzere güzelce bir saate yakın yoğuruyoruz. Diğer taraftan haşlanmış kemikli etten; et ve kemik ayıklanır, buradan elde edilen pişmiş etler dövülür, yukarıda saydığımız baharatlar ve tuz ilave ederek karıştırılır bununla iç hazırlanmış olur. Daha önce hazırlanan köfteliklerin bir kısmı iri ceviz büyüklüğünde parçalara ayrılarak hazırladığımız içi de kullanarak içli köfte yapılır. Böylece köftemizin “Ana” sı hazır olmuş oldu. Diğer kalan yarısını da misket büyüklüğünde yuvarlayarak Kız ya da Kuzu denilen kısmını hazırlarız. Analı Kuzulu köfteler: iç hazırlamak için haşladığımız etin suyunun bir kevgirden geçirilerek süzülen ve bu şekilde elde edilen et suyu kaynatılır. Kaynayan bu su içerisine köfteler ilave edilerek pişirilir. Böylece yemeğimiz servise hazır hale gelir. İsteğe ve damak zevkine göre salça ve sokarış adı verilen sos da ilave edilebilir.

Kuyruklu köfte: (Küpeli köyünün en meşhur yemeği) “Kuyruklu Köftedir. ”Kuyruk yağı robottan çekilir ya da ezilir. İçine baharat ve soğan katılır. Bu karışım köftenin içine konur. Köftenin yoğuruluşu: yağsız kıyma, ince bulgur, baharat, soğan ve yumurta kırılır ve tuzu içine konur.bu karışım iyice yoğurulur. Daha sonra ufak ufak yuvarlaklar haline getirilen köftelik işaret parmağıyla içi delinir. İçine kuyruk konularak köftenin içi kapatılır. Köfte için yoğurulan harcın içine konulan etin bulguru geçmemesi gerekir. Daha sonra pişirilir. Sulu şekilde yenir. Yanında pirinç pilavı, et yemeği (haşlama tarzında), ayran çorbası, un helvası ya da baklava hazırlanır.

Üzümlü Yemeği: eski yıllarda oldukça sıklıkla yapılan bie yemek türüdür.çekirdekli bamya üzüm ile etten yapılmaktadır. Tencerenin içine bir kat et, bir kat üzüm dizilir. Üzerine az bir miktar su ekledikten sonra pişirilerek sulu bir şekilde yenir.

Urumeli yemeği: Yoğurt ve domatesten hamur yapılarak bu hamur 15 gün bekletilerek kurutulur. Daha sonra da ufalanarak çorba şeklinde pişirilir. Üzerine de soharıcı eklendikten sonra servis yapılır.

Ekmek Aşı: Normal sulu patates (Yahni) yemeğine kurutulmuş ekmek atılarak yenmektedir. Bu yemeğin içine domates, maydanoz ve diğer baharatlardan konularak yenilmektedir.

Bütün bu yemeklerin haricinde Hasıda, Mıhla, Madımak çorbası, Hıngel, tutmaç, maviş, kaymaklı börek, yumurtalı çörek, evelik sarması, sütlü çorba, Küpeli çöreği, kete, katmer gibi yemekler de yapılmaktadır. Küpeli köyünde tandır ekmeği, lavaj, yufka ekmek gibi değişik ekmek çeşitleri yapılmaktadır. Bununla birlikte, Subra, Bişi, Maviş, Kömbe gibi daha bir çok yemek çeşitleri bulunmaktadır.