Yardım almaya alışanlar,emir almaya da alışırlar. Alıştılar beyim alıştılar. Üç beş kuruş için dalınız, kökünüz dediler, açtılar. Kıyınız, köşeniz dediler , ortalığa saçtılar. Gurumu köprü ettiler,geçtiler. Ölçtüler, biçtiler, şah damarımı kestiler beyim kestiler. Şerefe diyerek haysiyetimi içtiler. Bizler gölgemizle oynaşırken, Onlar dağlarımızda poyraz olup estiler!
Ezelden beri, bir vatan sevgisidir ki bendeki sormayın. Milletimin evladını düşünüyorum. Geleceğimdeki çoçukları düşlüyorum.Yeni doğmuşları, yeni doğacakları. Kendimi düşünüyorum sonra ve çevremdekileri! Ne bıraktık onlara? Nasıl bir gelecek sunuyoruz? Neleri vadediyoruz? Hiç düşündünüz mü?
Siyaset dediğimiz şey artık profesyonel bir yalancılık! Demokrasi dediğimiz kavramı bazen görüyor gibi olsakta, aslında yok gibi. Medeniyetin ne olduğunu zaten 82 yıl önce Üstad'ımız söylemişti, eğer hatırlarsak! Yani şudur ki! Gelecek vadeden sözcüklerimizi dalavereyle,yalanlarla boyamışlar. Bİr kılıf yapmışlar bu güzelim sözcüklere. Artık 'Ey Türk gençliği. Birinci vazifen...' diye başlayan milli şiirimizin bile ne anlama geldiğini bilmiyoruz. Neden bu kadar yozlaştık? Neden gençliğimizi, gençlerimizi köreltmek isteyenlere izin verdik. Neden bir batılılaşma diye tutturduk. Neye özendik? Geleneğimizi neden yaşatamadık.
Oysa atalarımız bize bunları mı bıraktı. Onların yaşatmak istediği dava bu muydu? Onların torunlarına ettiği hediyeyi, biz böyle mi sahiplenecektik? Neden emanetiniz şerefimizdir diyemedik? Neden analar babalar anlatmadı çoçuklarına nasıl hayırlı bir evlat olunur diye? Biz neden bu hallere düştük?
Sorduğum soruların çokluğunun farkındayım. Ama durumun ciddiyetinin farkına varalım. İlimi öğrenmek isteyen gençler yerine, kahvede oyun oynayan gençleri görmek... Gerçekten çok acı verici. Bu karamsarlık değil. Sadece yürüdüğümüz yolun, nasıl bir yol olduğunu anlatmaktı. Amacım, kapitalist ve emperyalist güçlere nasıl sahip çıktığımızı anlatmaktı. Onların rüyasının, gerçeğe dönüşmesi için nasıl katkıda bulunduğumuzu anlatmaktı.Korkum yozlaşmaktı. Korkum onlara kapılarımızı açmaktı. Korktuğumuz başımıza gelmeden alalım tedbirimizi. Bugün hepimiz genciz. Yarın hepimiz birer anneyiz, babayız! Bugün Birer öğrenciyiz. Yarın Kimbilir hepimiz birer Atatürk oluruz.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ