Soykırımmış,terörmüş,çeteymiş, gelecekmiş! ''banane'' diyorsanız lütfen okumaya tenezzül etmeyin!
Güneyimiz,Doğumuz,Batımız,kuzeyimiz. Üstümüz başımız katliam içinde.Çaresiz insanların acizliğinden yararlanan bazı güçlerin istedikleri gibi, çoçuk,kadın,yaşlı demeden katlettiği bir zamanda; olanlara herkez sessiz kalırken, başımıza yeni yeni bela getiren aynı güçlerin şimdide ortaya attığı bir iddia var. Sözde ''ermeni soykırımı''. Belki aklımıza bir Filistin, bir Irak,bir Afganistan,bir Balkanlar gelecek. Belki vicdanımız sızlayacak. ''Nasıl sessiz kalıyoruz'' diye. Ya da ''neden'' diye soracağız.Bu konudaki tek sorun bir ırka dayalı olması değil. Bu katliamlar ne Türklere, ne ortadoğuya yapılıyor. Bu katliamlar Müslümanlara yapılıyor. Tarihin tekerrür etmemesi için önce geçmişimizden ibret almamız lazım.Ne demiş Mehmet Akif üstadımız. ''tarihten ibret alınsaydı,tekerrür eder miydi?'' Şimdi Sözde güçlerin iddialarıyla başımızı ağrıttığı ve ağrıtmaya devam edeceği bir dönemden bahsedelim.
Geçmişten beri gerek boğazları, gerek jeopolitik konumu, gerek verimli toprakları devamlı olarak birilerinin iştahını kabartmıştır bu Anadolunun toprakları. Sahipleri vardı ama toprakların. Yüzyıllar boyunca ter dökmüş,kan dökmüş, şehit düşmüş insanların yuvasıydı. Bir emek sembolü, hoşgörü hanesiydi. Yıkılmazdı,bölünemezdi. Tek bir ulus yoktu bu topraklarda. Bİr çok ulusun kaynaşmasının karşılığıydı bunlar. Ne bir ırk,ne bir din ne bir kültür çatışması vardı. Ama bu iştahı kabaran devletlerin,önce misyoner faaliyetleri daha sonra ırkları ekonomik,sosyal yapı, dini ve siyasi açıdan birbirinden ayırmaya kalkışması sonucu sorunlar ortaya çıkmış ve bugünümüze kadar uzanmıştır. Bu meseleler ortaya çıkmaya başladığında; çeteleşme başlamış, binlerce Türk ve Ermeni hayatını kaybetmiştir.
1915 Birinci dünya savaşı.Anadolu toprakları dört bir yandan kuşatılmış işgal edilmeye çalışılıyordu. Bunun sonucu bir çok bölgede cepheler açılmış ve düşman püskürtülmeye çalışılmıştır. Osmanlı ordusunda askeri alanda hizmet veren ermeniler olmasına rağmen, çok büyük bir çoğunluk, dış mihrakların kışkırtması sonucu silahlandırılmış,çeteleştirilmiş ve kırsal alanlarda Halka karşı katliam yapmaya başlamıştır ve isyanlar çıkmıştır. İlk isyan 1890'daki Erzurum'da gerçekleşmiştir. Bunu, yine aynı yıl meydana gelen Kumkapı gösterisi, 1892-93'te Kayseri, Yozgat, Çorum ve Merzifon olayları, 1894'te Sasun isyanı, Babıali gösterisi ve Zeytun isyanı, 1896'da Van isyanı ve Osmanlı Bankası'nın işgali, 1903'te ikinci Sasun isyanı, 1905'te Sultan Abdülhamid'e suikast girişimi ve nihayet 1909'da gerçekleşen Adana isyanı izlemiştir. 1914'de Zeytun'da 100, 1915 Van olaylarında 3.000 ve 1914-1915 Muş olaylarında 20.000 kişi, Ermeni mezalimi sonucu hayatlarını kaybetmiştir. İkmal yollarına konvoylara kasabalara saldıran ermeniler durdurulmaya çalışılmış fakat Osmanlı devleti savaş halinde olduğundan küçük gruplar halindeki çetelerle baş edememiştir. Sorunu çözmek için mahalli savunmaya başvurmuştur.O bölgede yaşayan halk, bu ermeni çetelerine karşı silahlandırılmıştır. Bunu fırsat bilen İngiliz'ler ( aynı zamanda İngilizler o dönemde Osmanlı topraklarını işgal etmeklede meşgul) ise Ermeni'lere karşı soykırım yapıldığı iddiasında bulunarak birçok aydını,askeri ve siyası liderleri tutuklamış ve Malta'ya sürgüne göndermiştir. Ama hiçbirisi yargılanmamış ve 1922 de serbest bırakılmıştır. Oysaki unutulan bir durum söz konusuydu. O dönemdeki uluslararası savaş kanunlarına göre savaş veyahut işgal sırasında olan bir devlet ''techir'' ( taşınma) ve Katliam konusunda serbestti. Osmanlı devletide önlem almak amacıyla Ermenileri techire mahkum etmiş ama bu olay dış mihraklar tarafından soykırım yapılmış gibi ortaya iddialar atılmıştır. Ermenilere verilen vaadlerde çok tatlı gelmiş olmalı ki bu iddialara hemen sahip çıkmış ve ''Büyük Ermenistan'' hayaline biraz olsun katkıda bulunmuştur!
Nedense görülmesi gerekenleri kimse görmemiş, tam tersine sahte belgelerle ıspatlanmaya çalışılmıştır. Ama günümüzde bile hiçbirisi ıspatlanamamıştır. Anıtlar dikerek, meclislerinden sözde soykırımın sözde yasalarını geçirerek Türkiye'nin önüne sorun çıkartmak için propogandalar yapılmakta ve Türkiye'yede baskılar devam etmektedir. Bu olay sadece 1. Dünya Savaşında değil 1973 yılında bir ermeninin Amerika'da Türk diplomatları katletmesiyle ''Bireysel Ermeni terörü'' ve daha sonrada çeteler güçlenerek ''örgütsel Ermeni terörünü'' ortaya çıkartmışlardır. Bu olay uzun zaman devam etmiş Türk diplomatlara karşı yapılan saldırılar sonucu 42 diplomatımız Şehid olmuştur. O dönemlerde kurulan Örgütsel ermeni terörü ismini ASALA olarak almış ve faalietlerine bu isimle devam etmiştir. Fakat Türk Güvenlik güçlerinin baskısıyla örgüt daha sonra geri çekilmek zorunda kalmış ve terör faaliyetleri durdurulmuştur.Bu olaydan sonra Ermeniler başka yollara başvurmuş Ermeni diasporasını kullanarak lobiler oluşturmuş ve sesini dünyaya duyurmaya çalışmıştır. Bu olaylar kapitalistlerin,emperyalistlerin gerçekleştirmek istediği hayallere katkıda bulunduğundan bu lobilere destek çıkmıştır. Ve şu an hala baskılar devam etmektedir..
Şimdi öyle bir devlet düşünün ki; heryeri işgal altında. Her gelen bir parça toprak hayaliyle saldırmakta, halkına zulüm yapılmakta. Öyle bir devlet düşününki sömürülmeye çalışılmakta, geleceğiyle oynanmakta. Ve bu devlet bu ordu bu halk, kendisine zulüm yapanı affeder mi? Bu topraklara göz dikenlere göz yumar mı?.
Bugün aynı devletler şimdi yan tarafımızda katliam yapmakta. Beşikteki bebeğe kadar gözlerini kırpmadan şehid etmektedir. EY uyan millet. Bu katliam sana,bana, kardeşine,anana bacına,babana yapılıyor.Eğer Hakkari'de sobasını yakan kadında anam, Edirne'de çorba kaynatan kadında anam diyorsan aç gözlerini. Müslümanım Diyorsan aç gözlerini. Herşeyden önce insanım vicdanım var diyorsan aç gözlerini. Kardeşime kıydırtmam diyorsan aç gözlerini. Uyan millet bu katliam senin dinine senin geleceğine senin ırkına yapılıyor. Uyan millet uyan artık. Bunun hesabını sormazlar mı bizden? Elini masaya vuracak birisi yokmu bu memlekette? Sesimizi duyuracak birileri yokmu? Yoksa onlara yazık olacak. Bize ise yazıklar olacak!

"Dünya efkarı, Ermeni ahalinin tehciri hususunda almaya mecbur kaldığımız karar için bize karşı haklı bir ithamda bulunamaz."
"Bize karşı yapılmış olan iftiraların aksine, tehcir edilmiş olanlar hayattadır ve bunlardan ekserisi şayet İtilaf Devletleri bizi tekrar harp etmeye zorlamasa idi evlerine dönmüş olurlardı"
'' Gerek umumi harp sırasında gerek mütarekeden sonra Ermeniler ve Rumlar tarafından Müslüman ahaliye yapılan mezalim üzerinde durmak uzun bir hikaye olur." "Brest Litovks Muahedesi’nin akdini müteakip Rusların şark vilayetlerimizi tahliyeye başladıkları sırada Ermeni çetelerinin yapmış oldukları katliam ve tahribat kafi derecede herkesin malumudur."


Mustafa Kemal Atatürk