Önemi:
Yermük zaferinden sonra İslam ordusu çeşitli bölgelere ayrıldılar. Amr bin as komutasında bir kısım birlikler Filistin tarafının fethine yöneldiler. Bu sırada Heraklius'un ana bir kardeşi Artabun isimli zalim birisi burada valiydi. Topladığı ordu yüz binleri aşıyordu. Amr bin as çeşitli taktikler uyguladıysa da netice alamadı. Sonunda Ecnadin'de iki ordu karşılaştı. Amr bin as kendinden sayıca üstün bu Bizans kuvvetlerini büyük bir hezimete uğrattı. Neticede Filistin ve civarı kolayca fethedildi. Bazı kaynaklarda Ecnadin zaferinin Yermük'ten önce olduğu da zikr edilmektedir.

Yarmuk Savaşı ya da Yermük Savaşı (Arapça: معركة اليرموك‎ - okunuşu Yarmuk, Yarmuq ya da Hieromyax), Halid bin Velid komutasındaki İslam ordusuyla Bizanslılar'ın Yarmuk'ta yaptığı savaş.

Savaşın Başlangıcı

Ebu Bekir, Halid bin Velid'i Irak'ın fethiyle görevlendirdikten sonra, Güney Suriye ve Lübnan civarı için ayrı bir ordu hazırlamaya başlamıştı. Ebu Bekir, Hicret'in 12. yılının sonlarına doğru komutan olarak Amr bin as, Ebu Süfyan, Ebu Ubeyde bin Cerrah ve Şurabbil bin Hasane'yi seçmişti. Seçilen komutanlardan her biri, Yarmuk'a istediği yoldan gidecekti.

Dönemin Bizans İmparatoru Heraklius, İslam ordusunun Şam'a saldıracağını duyunca Humus'a giderek savaş hazırlıklarına başlamıştı. Ayrıca Heraklius, İslam ordusunu dört komutanın yöneteceğini öğrenince onlarla ayrı ayrı savaşacağını düşünmüştü ve bu düşüncesinden memnun kalmıştı. Çünkü Bizanslılar, her birliğin birkaç kaç fazla askerle karşısına çıkacak kadar güçlüydüler.

Bizanslılar'ın planını öğrenen İslam komutanları aralarında mektupla haberleşmişlerdi. Amr bin as, tek cephede savaşılacağının uygun olduğunu belirtmişti ve diğer komutanlar da bu görüşü benimsemişlerdi. Bu durumu Ebu Bekir'e bildirdiler ve Ebu Bekir, bu fikrin mantıklı olduğunu belirtip savaş yeri olarak Yarmuk'u seçmişti.

Savaş

İslam ordusunun Yarmuk'ta toplandığını öğrenen Heraklius, komutanlarına haber vererek ordunun Yarmuk'ta toplanmalarını emretti. Böylece Bizans ordusu 240.000 kişi olmuştu. Bu sırada Ebu Bekir, Irak'ta galip gelen Halid bin Velid'e de Yarmuk'taki orduya katılmasını emretti. İslam ordusu, Halid bin Velid'in yönetimindeki kuvvetin Yarmuk'taki orduya katılmasından sonra 46.000 kişiye ulaşmıştı.

İslam ordusunun dört komutanla yönetildiğini bilmeyen Halid bin Velid, savaş alanına girdiğinde İslam ordusunun dört ayrı komutanla farklı cephelerde savaşa hazırlandığını, buna karşın Bizans ordusunun tam bir savaş düzeni içinde hazırlandığını farketti. Bu durumu gören Halid bin Velid, diğer dört komutana bu savaşın ölüm-kalım meselesi olduğunu, yanlış savaş düzeni kurduklarını, yenilirlerse bir daha kendilerine gelemeyeceklerini ve her komutanın kendi birliğini değil tüm İslam ordusunu yönetmesi gerektiğini anlattı. Halid bin Velid'in askeri dehasını bilen dört komutan, Halid bin Velid'in anlattıklarını ve planını kabul ettiler.

Halid bin Velid, orduyu alışılmışın dışında bir düzene soktu. Birlikleri her biri biner kişiden oluşan 38 bölüğe ayırdı. Halid bin Velid, merkezde 18, sağda ve solda da onar birlik bıraktı. Merkez bölüğü Ebu Ubeyde, sağ kanadı Amr bin as ve Şurahbil ve sol kanadı da Ebu süfyan komutasına verdi.

Savaş günü Halid bin Velid, askerleriyle düşmana hücum etmeye başladı. Bu ani taarruz karşısında Bizans ordusu ne yapacağını şaşırdı. Bizans kuvvetleri, savaş alanının dışına kaçmaya başladılar. Fırsatı değerlendiren İslam ordusu, Bizans piyadeleri üzerine toplu hücuma geçtiler. Bu hücum, Bizans ordusuna ölüm darbesi oldu. Vakusa Vadisi'ne doğru gerilemeye başlayan Bizanslılar, birbirlerini çiğneyerek hendeklere döküldüler. Bazı kaynaklara göre 120.000 küsür Bizanslı ve 3.000 küsür Müslüman hayatını kaybetti.

Savaşın Sonucu

Savaş sonucu, Irak, Şam, Lübnan ve Suriye civarı Müslümanlar'ın eline geçti.