+ Cevap Yaz + Yeni Konu aç
  1. Caferilik ( Caferilik Nedir ? Hakkında )- Caferilik Alevi Mezhebi Nedir?

    Caferilik ismi 6. imam imamcafer sadık as'dan gelir. Ona tabi olan insanlara caferi denir.
    Caferilikte 12 İmamların hepsi birdir hz peygamber dahil hiçbiri diğerinden üstündür denilemez. Buna rağmen neden caferi ismiverildiği ise sorulablir.

    Caferilik, On İki İmamlar’ın altıncısı olan İmam Caferi Sadık tarafından kurulmuş bir Alevi mezhebidir. Caferiliğin temelinde Hak-Muhammed-Ali sevgisi, Ehlibeyt’e bağlılık ve On İki İmamlar’a bağlılık vardır.
    Caferilik, Ehlibeyte inananların çoğunluğu tarafından kabul görmüştür.
    Caferilik inancının temellerini altıncı İmam Caferi Sadık atmıştır. Caferi Sadık, derin bilgisiyle diğer imamlardan farklıdır. Yine İnsanlığı ilgilendiren ilmi konularda yaptığı yorumlarla, getirdiği çözümlerle bir çok insanı eğitmiş, geliştirmiştir. İmam Caferi Sadık bu çok yönlü bilge kişiliğiyle salt Ehlibeyt’e bağlı olanları değil, aynı zamanda Ehli-Sünnet’e bağlı olanlarında hayranlığını kazanmıştır. Caferi Sadık’ın bu çok yönlü gelişkin kişiliği, onun düşüncelerinin Ehli-Sünnet tarafından benimsenmesini beraberinde getirmiştir. Ama maalesef Caferi Sadık’ın düşünceleri genellikle değiştirilmiş, özünden boşaltılmış halde Ehli-Sünnet’e ulaşmıştır. Bunun sonucunda, Caferi Sadık’ın kesin olan Ehlibeyt’e bağlılığı bile tartışılır hale getirilmiştir. Her ne kadar başta Anadolu Alevileri olmak üzere Caferi Sadık düşüncesi sahiplenilmişse de bazı alanlarda Caferilik adı altında geri bir Sünnilik temsil edilir hale gelmiştir. Yine iyi niyetlice de olsa bazı Caferi Aleviler pratikte Sünnileşmişlerdir.
    Şüphesiz bu duruma gelinene kadar onlarca aşamadan geçildi. Ve bu tarihsel aşamalarda Aleviler egemen iktidarlar tarafından sürekli ve sistematik bir şekilde asimilasyona tabii tutuldu. Bunun sonucunda maalesef egemenler yer yer başarılı oldular. Egemen güçler bu başarılarıyla tarih boyunca Alevilere önderlik etmiş Caferi Sadık gibi bir önderi bile sahiplendiler. Bu sahiplenme Caferi Sadık´in öz düşüncesi ve inancı ile olmayıp, düşünceleri yontulmuş, inancı değiştirilmiş şekilde gerçekleşti.
    Caferilik üzerine bilinmesi gereken temel bilgiler:
    Caferi Sadık’ın düşüncesi ve inancının örgütlenmesi olan Caferilik her ne kadar yozlaştırılmaya, çarpıtılmaya çalışılsa da bir Alevi inancıdır. Yine Caferi Sadık bütün çarpıtmalara, yozlaştırılmaya, anlamsızlaştırılmaya karşın büyük bir Alevi önderidir. Aleviler yeniden, inatla, ısrarla ve kararlılıkla Caferi Sadık düşüncesini ve inancını sahipleniyorlar. Alevilik inancı var oldukça Caferi Sadık ulu bir Alevi önderi olarak Aleviler tarafından sahiplenilmeye devam edinilecektir. Caferi Sadık günümüzde de bütün çarpıtmalara, anti propagandaya karşın Alevilere yol göstermeye, önderlik etmeye devam ediyor.



    Konuyla alakalı paylaşımlar
    Knight Online Bdw Nedir kimler Girebilir Kuralları
    Knight Online Bdw Nedir kimler Girebilir Kuralları Border Defense War Border Defense Savasları PvP şeklinde geçip,...
    Simya Nedir? - Alşimi Nedir? - Simya Ne Anlama Gel
    Simya Nedir? - Alşimi Nedir? - Simya Ne Anlama Gel Simya Nedir? - Alşimi Nedir? - Simya Ne Anlama Geliyor - Simya Hakkında Simya Nedir? ...
    Efsaneler Hakkında - Efsane nedir
    Efsaneler Hakkında - Efsane nedir Efsaneler Hakkında Efsane nedir EFSANE NEDİR ? Halk edebiyatı ürünlerinden biri olan efsaneler, geçmişle günümüz arasında kültürel aktarımı...
    Erime nedir - Erime Noktası nedir - Maddelerin eri
    Erime nedir - Erime Noktası nedir - Maddelerin eri Erime nedir - Erime Noktası nedir - Maddelerin erimesi - Erime hakkında Erime Erime, bir maddenin katı halden sıvı hale geçmesine denir. Erime...
    İlahi nedir - İlahiler hakkında
    İlahi nedir - İlahiler hakkında İlahi nedir - İlahiler hakkında İLAHİ NEDİR İlahi İlahi, Allah'ı övmek, O'na dua etmek ve en büyük aşkın Allah aşkı olduğunu belirtmek amacıyla...

  2. Son Videolar

  3. 1- Caferîler, günümüz Müslümanlarının büyük bir bölümünü oluştururlar. Sayıları yaklaşık olarak Müslümanların dörtte birine tekabül eder. Tarihleri sadr-ı İslâm'a dayanır. Yüce Allah'ın Beyyine Suresi'ndeki, "İnanıp iyi işler yapanlar, halkın en hayırlısıdır." buyruğu indiği gün Hz. Resulullah (s.a.a) sahabenin de bulunduğu bir sırada elini Ali İbn Ebu Talib'in (a.s) omzuna koyarak şöyle buyurdu:
    "Ey Ali! Halkın en hayırlıları sen ve senin Şiîlerindir."[1]
    Bu olay üzerine (daha sonraları fıkıh noktasında İmam Cafer Sadık'a bağlı olması hasebiyle Caferî ismi verilen) bu toplum "Şia" ismiyle anılmaya başlandı.
    2- Caferîler yoğun bir şekilde İran, Irak, Pakistan, Afganistan ve Hindistan bölgelerine yerleşmişlerdir. Büyük sayıda körfez ülkelerinde, Türkiye'de, Suriye'de, Lübnan'da, Rusya'da ve Rusya'dan ayrılan cumhuriyetlerde, İngiltere, Almanya, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde, Amerika ve Afrika ülkelerinde ve Doğu Asya'da yaşamaktadırlar. Söz konusu ülkelerde kendilerine ait camileri, bilimsel, kültürel ve sosyal merkezleri bulunmaktadır.
    3- Caferî Mezhebi mensupları farklı etnik gruplardan, farklı ırklar, diller ve renklerden oluşurlar. Her yerde diğer mezhep mensupları olan Müslüman kardeşleriyle sevgi ve barış içerisinde yaşar ve yüce Allah'ın "Müminler kesinlikle kardeştirler."[2] buyruğundan hareketle her alanda diğer kardeşleriyle samimiyet ve ihlâs üzere dayanışma içerisinde olurlar.
    4- Caferî Şiîler, İslâm tarihi boyunca dini ve İslâm ümmetini savunma konusunda par-lak bir tavır ve onurlu bir duruş sergilemişlerdir. İslâm medeniyetine hizmet eden yönetim ve devletler kurmuş, Kur'ân tefsiri, hadis, akait, fıkıh, usul, ahlâk, dirayet, rical, felsefe, vaaz, devlet yönetimi, sosyal konular, lügat ve edebiyat, hatta tıp, fizik, kimya, riyaziyat, astronomi ve diğer bilimlerde küçük büyük yüz binlerce eser sunarak İslâm kültürünün zenginleşmesine önemli katkılar sağlayan çok sayıda âlim ve düşünür yetiştirmişler. Ayrıca birçok ilim dalının kurucusu olmuşlardır.[3]
    5- Caferî Şiîler; tek ve muhtaç olmayan, doğmamış ve doğrulmamış, dengi ve eşi bulunmayan Allah'a inanırlar. Allah'ın celal ve cemal sıfatlarıyla, kemal ve yüceliği ile bağdaşmayan cisim olma, yön taşıma, mekân ve zamanla sınırlı olma, değişim, hareket, yükseliş, iniş vb. maddî niteliklerden O'nu tenzih ederler.
    Ancak O'na ibadet edileceğine, hüküm ve yasama yetkisinin O'na has olduğuna ve başkasının böyle bir yetkisinin bulunmadığına, ister gizli olsun, ister açık olsun şirkin tüm çeşitleriyle büyük bir zulüm ve bağışlanmayacak bir günah olduğuna inanırlar.
    Bütün bunları, Kur'ân-ı Kerim destekli aklıselime ve kaynağına (Ehl-i Sünnet mi, Şia mı) bakmaksızın sahih sünnet-i şerife dayandırırlar.
    İnanç konularını (Tevrat ve İncil kaynaklı) israiliyat türü hadislerden ve Allah'ı bir insan şeklinde tasvir eden, O'nu yaratıklara benzeten Mecusîlerden almazlar.
    Yine Allah'ın zulüm, haksızlık, boş ve abes işlerle iştigal etmekten münezzeh ve yüce olduğuna inanırlar.
    Ayrıca her türlü günahtan ve çirkinlikten tertemiz olan peygamberlere büyük günahların ve çirkinliklerin nispet edilmesine karşı çıkarlar.
    6- Onlar yüce Allah'ın adil ve hikmet sahibi olduğuna, her şeyi adalet ve hikmet üzere yarattığına, hiçbir şeyi abes ve boşuna yaratmadığına inanırlar.
    7- Caferî Şiîler, Allah’ın insanlara doğru yolu göstermesi için peygamberler ve elçiler gönderdiğine inanır. Bunlar, ismet niteliğine sahip olmuş, vahiy kanalıyla Rableri tarafından kendilerine geniş ilim verilen kimselerdir.
    Söz konusu peygamberlerin ve elçilerin en meşhurları Âdem, Nuh, İbrahim, İsa ve Musa'dır. Bunlardan kimisinin ismi ve öyküsü Kur'ân'da, kimisininki de sünnet-i şerifte geçmiştir.
    8- Caferîler Allah'a itaat eden, emirlerini yerine getiren, hayatın çeşitli alanlarında O'nun kanunlarına uyan herkesin saadet ve kurtuluşa ereceğine, sevabı ve övgüyü hak edeceğine, yüce Allah'a karşı günah işleyen kimsenin de hüsrana uğrayıp helak olacağına, kınama ve azabı hak edeceğine inanırlar.
    Onlar cezalandırmanın ve sevabın, insanların hesaba çekilecekleri, mizanın kurulacağı, cennetlik ve cehennemliklerin belirleneceği kıyamet günü gerçekleşeceğini savunurlar. Bu da ancak kabir ve berzah âlemine intikal ettikten sonra olur.
    9- Caferî Şiîler, peygamberlerin ve elçilerin sonuncusunun ve onların en üstününün Hz. Muhammed b. Abdullah b. Abdulmuttalib (s.a.a) olduğuna[4] inanır. Allah onu hem peygamberliğe seçmeden önce, hem de peygamberliğe seçtikten sonra, hem tebliğ konusunda, hem de diğer konularda bütün hata ve sürçmelerden, büyük ve küçük günahlardan korumuştur.
    Sonsuza kadar insan hayatına ışık tutması amacıyla ona Kur'ân-ı Kerim'i indirmiştir. Efendimiz de gereği gibi risaleti tebliğ etmiş, sadakat ve ihlâs üzere emaneti eda etmiştir.
    10- Şiîler, Allah Resulü Hz. Muhammed'in (s.a.a) vefatı yaklaşınca kendisinden sonra Müslümanların siyasi önderliğini üstlenmesi, onları irşat etmesi, sorunlarını çözmesi, onları eğitmesi ve tezkiye etmesi için Ebu Talib oğlu Ali'yi (a.s) Müslümanlara halife ve imam tayin ettiğine, efendimizin bunu Allah tarafından Gadir-i Hum diye bilinen yerde, hayatının son yılında, Veda Haccı'nda kendisiyle beraber hac yapan ve sayıları -bazı rivayetlere göre- yüz binin üzerinde olan Müslüman topluluğun karşısında gerçekleştirdiğine ve bu ko-nuda bir kaç ayetin nazil olduğuna inanırlar.
    Peygamber efendimiz (s.a.a) insanlardan Ali'nin (a.s) elini sıkarak ona biat etmelerini istemiş, bunun üzerine başta muhacirler, ensar ve sahabenin önde gelenleri olmak üzere oradakiler Ali'ye (a.s) biat etmişler.[5]
    11- Caferî Şiîler, peygamberimiz Hz. Muhammed'den (s.a.a) sonra onun yerine oturacak olan imamın Peygamberimizin (s.a.a) kendi hayatında üstlendiği önderlik, insanları hidayet etme, terbiye ve talim, hükümlerin beyanı, insanların fikrî sorunlarının halli ve önemli toplumsal sorunların çözümü gibi misyonları üstlenmesi gerektiği için insanların imama güven duymalarını bir zorunluluk bilir. Bu, imamın önderliğinde ümmetin güvenlik sahiline ulaşması için kaçınılmaz bir husustur. Aynı sorumluluk ve misyonu paylaşmak, vahiy ve nübüvvet hariç bütün yetki ve sıfatlarda (masumluk ve geniş bilgi gibi sıfatlarda) Peygamberle aynı konumda olmayı gerektirir. Vahiy ve nübüvvet hariç dedik, çünkü nübüvvet Muhammed İbn Abdullah (s.a.a) ile son bulmuştur. Dolayısıyla o, peygamberlerin ve elçilerin sonuncusudur, getirmiş olduğu din, dinlerin sonuncusudur, onun şeriatıyla bütün şeriatlar geçersiz kılınmıştır, kitabı insanlığa gönderilen son kitaptır. Ondan sonra ne bir peygamber, ne bir din, ne de bir şeriat gelecektir. (Bu konuda Şia Ekolü'nde hacim ve üslup bakımından farlı çok sayıda eser telif edilmiştir.)
    12- Şiîler, ümmetin olgun bir öndere ve masum yöneticiye olan ihtiyacının, Resulullah'tan (s.a.a) sonra sadece Ali'nin (a.s) hilafet ve imametiyle karşılanmayacağını, bu halkanın İslâm'ın köklerinin sağlamlaşması, şeriatın temelinin korunması için uzun süre devam etmesini zorunlu kıldığını savunurlar.
    13- Caferî Şiîler, peygamberimiz Muhammed b. Abdullah'ın (Allah'ın salat ve selâmı onun ve Ehl-i Beyti'nin üzerine olsun) bu sebepten ve başka yüce hikmetlerden dolayı Allah'ın emri ile Hz. Ali'den (a.s) sonra on bir imam tayin ettiğine, (Ali (a.s) ile birlikte on iki olduklarına) inanırlar.
    Sahih-i Buharî ve Sahih-i Müslim'de yer alan rivayetlerde isim ve özellikleri açıklanmadan farklı tabirlerle sayılarına ve kabilelerine -Kureyş- işaret edilmiştir.









    indirilen dosyalar
    bilgisayar haberi
    forum
    teknoloji ile ilgili yazı
    yeni teknolojiler
    ürün inceleme
    video ders
    akıllı telefonlar
    internet haberleri
    teknolojik gelişmeler
    oyun haberleri
    yazılım haberleri
    teknolojik ürünler
    facebook haberleri
    pc donanım
    forum donanım
    can you run it
    mavi ekran hatası
    amd radeon hd 7670m
    klasöre şifre koyma
    skype açılmıyor
    pc speed up aktivasyon kodu
    ip öğrenme




    Ahmet Turan Nickli Üyeden Alıntı: Caferilik ismi 6. imam imamcafer sadık as'dan gelir. Ona tabi olan insanlara caferi denir.
    Caferilikte 12 İmamların hepsi birdir hz peygamber dahil hiçbiri diğerinden üstündür denilemez. Buna rağmen neden caferi ismiverildiği ise sorulablir.

    Caferilik, On İki İmamlar’ın altıncısı olan İmam Caferi Sadık tarafından kurulmuş bir Alevi mezhebidir. Caferiliğin temelinde Hak-Muhammed-Ali sevgisi, Ehlibeyt’e bağlılık ve On İki İmamlar’a bağlılık vardır.
    Caferilik, Ehlibeyte inananların çoğunluğu tarafından kabul görmüştür.
    Caferilik inancının temellerini altıncı İmam Caferi Sadık atmıştır. Caferi Sadık, derin bilgisiyle diğer imamlardan farklıdır. Yine İnsanlığı ilgilendiren ilmi konularda yaptığı yorumlarla, getirdiği çözümlerle bir çok insanı eğitmiş, geliştirmiştir. İmam Caferi Sadık bu çok yönlü bilge kişiliğiyle salt Ehlibeyt’e bağlı olanları değil, aynı zamanda Ehli-Sünnet’e bağlı olanlarında hayranlığını kazanmıştır. Caferi Sadık’ın bu çok yönlü gelişkin kişiliği, onun düşüncelerinin Ehli-Sünnet tarafından benimsenmesini beraberinde getirmiştir. Ama maalesef Caferi Sadık’ın düşünceleri genellikle değiştirilmiş, özünden boşaltılmış halde Ehli-Sünnet’e ulaşmıştır. Bunun sonucunda, Caferi Sadık’ın kesin olan Ehlibeyt’e bağlılığı bile tartışılır hale getirilmiştir. Her ne kadar başta Anadolu Alevileri olmak üzere Caferi Sadık düşüncesi sahiplenilmişse de bazı alanlarda Caferilik adı altında geri bir Sünnilik temsil edilir hale gelmiştir. Yine iyi niyetlice de olsa bazı Caferi Aleviler pratikte Sünnileşmişlerdir.
    Şüphesiz bu duruma gelinene kadar onlarca aşamadan geçildi. Ve bu tarihsel aşamalarda Aleviler egemen iktidarlar tarafından sürekli ve sistematik bir şekilde asimilasyona tabii tutuldu. Bunun sonucunda maalesef egemenler yer yer başarılı oldular. Egemen güçler bu başarılarıyla tarih boyunca Alevilere önderlik etmiş Caferi Sadık gibi bir önderi bile sahiplendiler. Bu sahiplenme Caferi Sadık´in öz düşüncesi ve inancı ile olmayıp, düşünceleri yontulmuş, inancı değiştirilmiş şekilde gerçekleşti.
    Caferilik üzerine bilinmesi gereken temel bilgiler:
    Caferi Sadık’ın düşüncesi ve inancının örgütlenmesi olan Caferilik her ne kadar yozlaştırılmaya, çarpıtılmaya çalışılsa da bir Alevi inancıdır. Yine Caferi Sadık bütün çarpıtmalara, yozlaştırılmaya, anlamsızlaştırılmaya karşın büyük bir Alevi önderidir. Aleviler yeniden, inatla, ısrarla ve kararlılıkla Caferi Sadık düşüncesini ve inancını sahipleniyorlar. Alevilik inancı var oldukça Caferi Sadık ulu bir Alevi önderi olarak Aleviler tarafından sahiplenilmeye devam edinilecektir. Caferi Sadık günümüzde de bütün çarpıtmalara, anti propagandaya karşın Alevilere yol göstermeye, önderlik etmeye devam ediyor.



Caferilik ( Caferilik Nedir ? Hakkında )- Caferilik Alevi Mezhebi Nedir? Yer İstanbul , 34, TR incelenme 21833 kişi oylama: 4.5 / 5

Powered by vBulletin™Copyright © 2014 vBulletin Solutions, Inc.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.1

Yukarı Fırlat

21833
İzlenme