Ahmet Mithat Efendinin Edebi Kişiliği ve Eserleri


AHMET MİTHAT EFENDİ
EDEBİ KİŞİLİĞİ ve ESERLERİ
Türkiye’de Tanzimat Edebiyatını ilgi ile takip eden yeni bir kültür çevresi meydana gelirken bu kültür seviyesine, bir taraftan oldukça üstün vasıflı edebi eserler sunulurken,bir taraftan da eserleriyle daha geniş bir halk zümresine hitap eden yazarlar yetişiyordu. Bu yazarların eserleri yine Avrupai eserlerdi. Ancak bunlar halk seviyesini aşamayan bir sanat seviyesinde oldukları için, bu dereceden yukarı çıkamıyorlardı. Yahut halka okuma zevki aşılamak gayesiyle eserlerini halk için yazıyorlardı. Bu idealist halkçıların kitaplar ve gazeteler dolusu yazdıkları eserler bilhassa Tanzimat Edebiyatı boyunca her bakımdan faydalı ve uyandırıcı eserler oluyordu.Bu eserler yeni edebiyatın her türü ile yazılıyor, romanlar, hikayeler, tiyatro eserleri, edebiyat; yeni ilimlere yeni keşiflerin konularına ait makaleler, mektuplar, seyahat notları yazılıyordu. Türkiye’de gerçekten geniş bir halk kitlesine okumak zevkini ışılama işini büyük bir gayretle başaran yazarımız Ahmet Mithat Efendidir.
Tanzimat edebiyatı yıllarında halka okuma zevkini aşılayan büyük gazeteci ve romancımızdır. Yazdıklarının sanatla, kalıcılıkla pek ilgisini olmadığını bile bile halkı aydınlatmak çoğunluğa birşeyler öğretmek gayesinde olduğu için her alanda sanatsal kaykısı olmadan eserler vermiştir.
Halkın psikolojisini çok iyi bilir. Sade bir dili açık bir duru anlatım vardı. Toplumsal faydayı ön plana alır.
Eserlerinde olmayacak rastlantılara olağanüstü olaylara çok yer verir.
Tanzimatçılar arasında halk dilini en iyi o kullanır.
Romanlarında doğu ve batı kültürünü kaynaştırmayı amaçlamıştır. Batı kültürünü halka tanıtmaya halkı eğiterek çahillikle savaşmaya büyük önem vermiştir. Bu Ahmet Mithat Efendi'nin temel politikasıdır.
Eğlendirerek eğitmenin en iyi olduğunu savunduğu için en çok roman ve öyküler yazmıştır.
Halkın okuma merakını uyandırmak için eserlerinde her türlü konuyu işler.
Dağınık bir anlatımı vardır. Yazdıklarını gözden geçirmez.
Eserlerinde öz Türkçe kullanmak istese de bazı durumlarda yabançı kelime teknik terim kullanmak zorunda kalmıştır.
Eserleri genellikle tek bir kişinin serüveni üzerinde değil çeşitli kişilerin birbiri içine giren serüvenleri üzerine kurulmuştur.
Yanlız olayları anlatmakla yetinmeyip kahramanların ruh hallerini göstermek istediğinide belirtir. Karakterleri dışa dönüktür. Eserleri sebeplilik fikrine dayanır.
Eserde kendi kişiliğini gizlemez.
İkide bir okuyucuya "ey kaari" ( kaari: okur, öğrenci, dinleyici... ) diye seslenir. Onlara anlatılan sorun hakkında sorular sorar. Kendi bilgi ve düşüncelerini söyler. Bu yöntemle meddahların hikaye anlatma yöntemidir.
Kimi zaman hikayesini anlattığı kişilerin kendiside kızar alay eder ya da açır. Yapılan hareketi beğenir ya da beğenmez. Olaylara sık sık karışır.
İlk kitabına Hace-i Evvel adını veren yazar hayatının sonuna kadar kendini bir öğretmen olarak görmüş öğretiçiliği sanattan daha üstün tutmuştur. Bu sebeple okuyucuların genel bilgisini genişletmek amacıyla coğu zaman bir yolunu bularak olay dışına çıkar ve bir takım bilgiler vermeye başlar.
Her eserin sonunda bir kıssadan hisse çıkarır.
Eserlerinin sonundu iyileri mutluluğa kavuşturur. Kötüleri cezalandırır.
Pekçok eser yazmakla beraber hiçbir zaman tekrara düşmemiştir.
Batı romanları arasında pek hoşuna gidenleri olmuşsa hemen kendiside onlara benzer birer roman yazmıştır. "Monte Chrısto'ya karşı Hasan Mellah" , "Don Kişot'a karşı Cengi" vb. gibi...
Kahramanlarının bir kısmı hayattan alınmış doğal tiplerdir.(Felatun bey ile Rakım Efendi) fakat bir kısmıda olağanüstüdür. (Hasan Mellah)
İlk romanlarında tamamiyle romantizm akımının etkisi vardır. Sonraları realizm ve naturalizm etkileri vardır. Fakat romantizm akımının etkisinden tamamiyle kurtulabilmiş değildir.
Üslup kaygısı yoktur. Meddah ağızı ile konuşur, sade bir dili vardır. 13-Romanlarındaki kahramanlar genellikle iyiler ve kötüler olmak üzere iki gruptur. Objektif değildir. Eser onun için bir araçtır, amaç değildir.
Tanzimat romanında sosyal meselelere ilk defa ve en çok yer veren Ahmet Mithat'tır. Ahlak ile sosyal adalet ön plandadır.
Romanlarında tabilik yoktur. Edebi eser kaygısı yoktur.
Okuyucusunun dikkatini çekmek için entrikalara başvurur.