Nurullah Ataç (1898-1957), Günlerin Getirdiği (1946), Karalama Defteri (1952), Sözden Söze (1952) gibi eserlerinde genellikle söyleşi üslûbuna yer verir, devrik cümle kullanarak senli benli, içten konuşur gibi yazar. Deneme türüne 1940’lı yıllardan sonra ağırlık vermiş olan Ataç, denemeyle ilgili görüşlerini şöyle özetler: “Eleştirmenin bir kolu vardır: Deneme. Deneme, bir yandan eleştirmedir. Bir konuyu alır, onu inceler, onun gereklerini bulmağa, göstermeğe çalışır. Denemeci, şiirin ne olduğunu, nasıl olması gerektiğini araştırır. Bunda bir yaratıcılık payı vardır: Denemeci şiirde, hikâyede, musikîde neler bulunduğunu söylerken kendince bulunması gerekenleri de söyler. Yani kendi içini de dinler, kendini bir yana bırakmaz. Biz bunu az çok beceriyoruz. Ben de yapabiliyorum, başkaları da.”

Nurullah Ataç’ın denemelerinin asıl önemi nesir dilinde yaptığı değişikliktedir. O, yazı dilini konuşma dilinin doğallığına dönüştürmeye çalıştı. Bunun için devrik cümleye de yer verdi. Onun devrik cümleyi kullanmasında kısmen Fransızca’dan çeviri yapması da etkili bir rol oynamıştır. O, konuşur gibi, duyduğu gibi yazmaya çalıştı. Bu konuda şöyle der: “Yazı dilinin konuşma dilinden başka olmasını isteyen dar görüşlüler dilediklerince tepinsinler, devrik tümce giriyor, girdi yazı diline. Ben istediğim için değil, çağımız istediği için. Genci de ona gidiyor, yaşlısı da. Yaşsızlar vardır, yaşsız, çağsız, tatsız tuzsuz, ölü gibi yaşayanlar, bir onlar gitmiyor, gidemiyor konuşma diline. Konuşma dili, devrik tümce, yarının canlı, güzel ışıklı Türkçesi. Onun geldiğini göremeyenler, sezemeyenler kendilerine ağlasınlar!” (Ataç, 1972, 306)

Ataç, edebî türlerden en çok şiir eleştirisi kaleme almıştır. Öznel eleştirisinde tamamen sübjektif değer yargılarına yer verir: ‘Beğendim’, ‘beğenmedim’, ‘güzel’, ‘iyi’, ‘büyük şair’, ‘kötü yazar’ gibi.

Deneme, Türk edebiyatında oldukça gelişmiş bir türdür. Bu çalışmanın amacı, tarihî gelişimi içinde Türk edebiyatında deneme türünün hangi aşamalardan geçtiğini sergilemek ve belli başlı deneme yazarları ve eserleri hakkında bilgi vermektir. Incelememiz sonunda Türk yazarlarının sanat, şiir, roman, dil, şehir, felsefe, din, siyaset gibi hemen her konuda oldukça yoğun bir deneme birikimine sahip olduklarını gördük. Türk edebiyatında belli başlı deneme yazarları şunlardır: Nurullah Ataç, Sabahattin Eyüboğlu, Suut Kemal Yetkin, Mehmet Kaplan, Nurettin Topçu, Salah Birsel, Vedat Günyol, Enis Batur, Cemil Meriç, Mehmet Salihoğlu, Uğur Kökden, Nermi Uygur, Ahmet Turan Alkan, Ali Çolak.

Türk edebiyatında deneme türü, genellikle şair, romancı ya da hikâyeci kimliği öne çıkan sanatçılar tarafından ortaya konan ürünlerden oluşmaktadır. Birinci derecedeki vasfı ‘denemeci’ olan yazar sayısı oldukça azdır. Nurullah Ataç (1898-1957), Sabahattin Eyüboğlu (1908-1973), Suut Kemal Yetkin (1903-1980), Mehmet Kaplan (1915-1986), Nurettin Topçu (1909-1975), Salah Birsel (1919-1999), Vedat Günyol (1912-2004), Enis Batur (1952-), Cemil Meriç (1917-1987), Mehmet Salihoğlu (1922-), Uğur Kökden (1934-), Nermi Uygur (1925-), Ahmet Turan Alkan (1954-) bunlardan birkaçıdır.