Atom Bombasının Özellikleri

Atom Bombasi hakkinda genel bilgilere baslamadan önce bazi tanimlari hatirlamamizda yarar var.
Bir maddenin bütün fiziksel ve kimyasal özelliklerini belirleyen , bölünemez en küçük parçasina Atom denilmektedir.Atomun çekirdegi ise nükleon olarak adlandirilan ve elektronlara göre 1836 kat daha agir olan ,arti yüklü proton ve yüksüz nötronlardan olusmaktadir.Dolayisiyla bu üç parçacik ,etrafimizdaki sonsuz çesitliligin temel taslaridir.
Dogada atomlar genellikle elektronlarini paylasarak daha kararli enerji seviyelerine gelmek amaciyla baska atomlarla Molekülleri olustururlar.
Iki veya daha fazla sayida madde bir araya geldiginde ,moleküllerdeki atomlarin aralarinda yeniden düzenlenmesine Kimyasal Tepkime adi verilir. Kimyasal tepkimenin bir özelligi , ilgili atomlarin çekirdeklerinde bulunan parçacik sayisinin tepkime sirasinda degismemesidir.
Kimyasal Reaksiyonlarin aksine ,atomlarin çekirdeklerinde bulunan parçaciklarin kendi aralarinda olusan veya disardan gelen bir etkiyle degisimleri sonucunda Çekirdek tepkimeleri olusur.Çekirdek tepkimesi sonucunda eger proton sayisi degisiyorsa farkli bir elemente ait bir atom olusmus olur.Kütle kaybiyla olusan Iki tür çekirdek Reaksiyonu vardir.
a)Çekirdek Füzyonu(çekirdek birlesmesi)
Füzyon , Hidrojen (1H) gibi hafif çekirdeklerin birleserek daha agir çekirdeklere (2He) dönüsmesidir.Füzyonu henüz kontrollü bir sekilde gerçeklestirmek mümkün olmamistir.Günes enerjisi füzyon ile üretilir ve Hidrojen bombasi da genel olarak kontrolsüz füzyon olayina dayanmaktadir.
b)Çekirdek Fizyonu (Çekirdek parçalanmasi)
Fizyon, toryum , uranyum gibi agir çekirdeklerin ,daha hafif çekirdeklere bölünmesidir.Fisyon ile elde edilen enerji ,kontrollü olarak reaktörlerde yani Nükleer santrallerde ,kontrolsüz olarak da atom bombasinda kullanilmaktadir.
Atom Bombasi
“Hayatimin en büyük hatasi,baskan Roosevelt’e atom bombasinin yapilabilecegine dair yazdigim tavsiye mektubudur.”
(Albert Einstein)
Atomlarin özüne sikistirilmis,geçtigimiz yüzyila kadar bilinmeyen bu müthis enerji kesfedildi ve bilim tarihindeki yerini aldi.Bir atom Bombasinda ana tema fizyon reaksiyonlarin çok hizli bir sekilde gerçeklesmesidir.Fizyonun baslamasini saglayacak ilk nötronlar Ra-Be gibi bir nötron kaynagindan elde edilir.Fizyon olayinda bir atomun parçalanmasinda 2 ya da 3 nötron açiga çikar.Eger , ortam sartlari elverisli ise parçalanma sonucu olusan nötronlarinda , baska atomlari parçalamalari ile fizyon reaksiyonu zincirleme olarak devam eder.Atom bombasi yapiminda dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri nötron kaybini en aza indirmektir.
Einstein 1905 yilinda meshur Özel Izafiyet Teorisi ‘ni bilim dünyasinin önüne koydugunda, insanlik tarihinde görülmemis bir bomba yapmak aklindan geçiyor muydu bilinmez ancak Atom Bombasi bu teoriyle ortaya konulan meshur E=mc2 formülüne dayanmaktadir. Bu denkleme göre parçalanamaz zannedilen atom parçalanabilir ve onun çekirdeginde sakli bulunan korkunç enerji açiga çikabilirdi.
Albert Einstein ,atom bombasina dogrudan katilmadigi halde ,Hirosima ve Nagasaki’nin savrulan külleri arasinda Japon bilim adami dostundan özür dilemis ve ölümünden saatler önce ,ABD baskani Roosevelt’e yazdigi mektubu hayatinin en büyük hatasi olarak nitelendirmistir.
Einstein’in tavsiye mektubu bir süre sonra kabul gördü ve tarih 1943 ü gösterdiginde “Manhattan District Project” resmen ilan edildi.Yapim çalismalarina baslanan bu bomba öyle bir bomba ki, insanlik tarihinde esi ve benzeri görülmemis tesire sahip bir silah oldugu bilinmekteydi.Hummali çalismalar sonucunda deneme amaçli olarak üç adet atom bombasi üretildi.
Ilk deneme ;16 Temmuz 1945’te New Mexico Alamogordo ‘ya atilan bombaydi.Ikincisi yaklasik 4 ton agirliginda (Uranyum-235) uranyum bombasiydi.15000 ton yüksek tesirli patlayicinin gücüne denk bu bomba Hirosima’yi yerle bir etmeye yetmisti.Tarih 6 Agustos 1945 ve Tek kalemde 14000 ölü…Ilk bombayla neredeyse ayni özellikleri tasiyan “Sisman adam” kod adli üçüncü bomba ,9 Agustos 1945 ‘te Nagasaki’ye atildi.Bu bombanin ana maddesi plutonyum-239 idi ve bomba yaklasik 4500kg idi.Bu korkunç bomba 21000 ton yüksek tesirli patlayicinin (TNT:Trinitro Toluen) tahrip gücüne sahipti.Ilk anda 73000 den fazla insan can vermis daha sonra facia daha korkunç boyutlara ulasmisti.Maalesef, hala topraklarda ot bitmemekte bir çok insan ve hayvan özürlü dogmaktadir.




Lancing Lamont ; J.Robert Oppenheimer’ baskanliginda çalisan onlarca atom fizikçisiyle çalisan Alamogordo’la safaktan hemen önce gerçeklestirilen ve dünyadaki dengeleri degistirecek patlamayi kitabinda söyle anlatir:
Saatler 0545’i gösteriyordu. Alev alev yanan bir jetin içinde yukari dogru firlayan igne basi büyüklügünde parlak bir isik karanligi deldi, ardindan korkunç bir beyaz isik, çölü agartti.
Mantar seklindeki alevden bir saniyeden daha az bir süre boyunca yayilan isigin siddeti yeryüzünde o ana kadar elde edilmis herhangi bir isigin siddetinden daha büyüktü. Bu isik, baska gezegenlerden de görülmüs olabilirdi… Altindaki topragi göçerten basinç 100 milyar atmosfer basincinin üzerindeydi. Yaydigi radyasyon dünyadaki bütün radyumun verdigi isimanin (radyasyonun) bir milyon katina esitti.
Bu azgin firin içinde kalan bütün canlilar yok oldu. Taban kisminda yassilasan ve kaynasip dört bir yönde kabaran erimis kara tozdan bir etek hâlini alan ates topu, bir milisaniye içinde yere çarpti. Yirmi bes milisaniyede yerden Washington Aniti’ni örtecek bir yükseklige çikti. Topun kipkizil kubbesi saniyenin onda sekizi süresinde Empire State Binasi’ni geçebilirdi. Sok dalgasi son hizla çölü asti.
Bombayi üreten ekip yaklasik 0,8 kilometrelik bir genislige ulasan ates topuna bakmak için döndüler… Heyecanli miriltilarla baslayan sessiz tokalasmalar, daha sonra sagir edici bir gürültüye dönüstü. Havayi yirtan bu çigligi, tarih öncesi vahsilerin dinî törenleri intibaini veren çilgin bir hoplama takip etti…(Berry Adrian, Bilimin Arka Yüzü, TÜBITAK Yayinlari, s. 230.)
Dr. Steve Daniels’e6 göre bu tür bombalarda, topragin altindaki merkez sicakligi 7.000 ºC’ye yaklasabilmekteydi. Sayet patlama havada olsaydi, merkezdeki sicaklik 1.000.000 ºC’yi bulacakti.
Bütün bunlarin sonunda Japonya’nin yerle bir olmus sehirlerinin enkaz görüntüleri arasinda çok geç kalmisligin pismanligiyla hatasini ve özrünü ifade eden Einstein, bu sekilde devam edilirse gelecekte yeniden tas devrine dönülebilecegini nükteli bir dille söyle ifade etmektedir: “3. Dünya Savasi’nin hangi silâhlarla yapilacagini bilemem; ama bir hususta eminim ki, 4. Dünya Savasi tas ve sopalarla yapilacaktir.”
Nükleer patlamalar; tamamen kontrol altina alinmasi imkânsiz, olaganüstü enerjinin açiga çiktigi, yüksek sicaklik ve radyoaktivite yayilimi mânâsina gelmektedir. Leeds Üniversitesi’nden nükleer patlamalar sismologu Doktor Roger Clark, Amerika Birlesik Devletleri’nin 1970’li yillarda Nevada Çölü’nde yaptigi yeralti nükleer denemelerinde ortaya çikan nükleer sizintiyi, onca tedbire ragmen izole edemediklerine dikkat çekmektedir: “Patlamalarda olusan yüksek sicaklik, kireçtasindan yapili mercan kayalarini çok hizli buharlastirabilir. Bu durumda büyük miktarlarda karbondioksit gazi meydana gelir. Eger Nevada Çölü’nde oldugu gibi malzeme bu gazin yol açtigi asiri gerilim altinda kalirsa, üstteki zemin de infilâk eder.”( Gönüllü, Ö. Said, Ruhunu Arayan Bilim, Altin Burç Yayinlari, s. 83,)