![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |

Ülke olarak zor bir haftasonunu geride bırakmış bulunmaktayız. Zira Türk siyasi tarihinin çok öenmli ve kritik seçimlerinden birine şahit olduk. Aslında bu zor süreci sadece bir haftasonuna indirgemek yanlış olur, Türkiye aylardır bu seçimi bekliyordu. Ama seçin sonuçları büyük sürprizleri ortaya çıkardı.
Sürprizlerin en büyüğü ve en önemlisi AKP'nin %46 civarında oy alarak neredeyse iki seçmenden birisinin desteğini kazanmayı başarması oldu. Seçimlerde yapılan anketlerin çoğunda AKP'nin geçen seçimlerde aldığı %34'ü bu kez alamayacağı, %25'lere düşeceği dile getiriliyordu. Bu anketlerin AKP açısından en iyi olanı bile en fazla geçen seçimlerdeki oy sayısına yakın bir oy çıkacağını düşünen şekildeydi. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oylarında düşüş olmadığı gibi, Türk siyasi tarihine altın harflerle kazınacak bir artış oldu ve AKP, milletten ikinci defa tek başına iktidar olma yetkisini aldı.
Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bu başarısını değişik nedenlerle açıklamak mümkün. Bu nedenlerden birisi; ana muhalefet partisi olan CHP'nin cumhurbaşkanlığı seçimi esnasındaki anlaşılmaz derecede uzlaşmasız ve tutarsız icraatları olmuştur. Cumhuriyet mitingleriyle ülkeyi kaos ortamına sürükleyen; laiklik, demokrasi, Atatürk gibi ülkenin hassas değerleri üzerinden oy koparmaya çalışan Cumhuriyet Halk Partisi, böylece kendisine gelecek olan oyların önünde set kuran ve AKP'nin ne yaparsa yapsın sağlayamacağı desteği kendiliğinden AKP'ye sağlayacağını göremez olmuştur.
Zaten Tayyip Erdoğan ve onun partisine olan sempatizanlığın bir önceki seçimde belli olmasına rağmen; bir de AKP, CHP tarafından mazlum durumuna düşürülmüş, ve parti tavan yapmıştır. CHP ise bu 22 Temmuz seçimlerinde AKP'yle uğraşma sevdası yüzünden bir varlık gösterememiştir. Onları bu seçimlerde yerinde saymaktan hatta gerilemekten alıkoyan şey, DSP'yi bünyesine katmak olmuştur.
AKP'nin bu büyük başarısımı, tümüyle muhalefetin başarısızlığına bağlamak yanlış olur. Tabi ki CHP'nin silik bir görüntü vermesi AKP'nin işine gelmiş ve oylarını arttırmıştır. Ama AKP'nin 5 sene içinde yapmış olduğu çalışmalar da oyları fazlasıyla arttıran unsurların başında gelmektedir. Bu çalışmalar nedir diye düşünmeye gerek yok; altyapı hizmetleri, sağlık alanındaki reformlar, eğitim alanındaki (özellikle bedava defter ve kitap dağıtımı) hizmetler şeklinde sıralayabiliriz. Bu sosyal hizmetler dışında ekonominin de oldukça iyiye gitmesi halkı ziyadesiyle memnun etmiştir ve oy kararını vermesinde etkili olmuştur.
5 yıllık AKP iktidarı sürecinde en fazla tartışılan politikalardan birisi de özelleştirmeler ve yabancıya toprak satışları vardı. Özellikle buna dikkat çekmek istedim çümkü Erdoğan'ı bu yolla "vatanı satmakla" itham eden birçok kesim vardı. Telekom, Tüpraş, Petkim gibi devletin elinde bulunan kuruluşların elden çıkarılması özellikle ana muhalefeti ve milliyetçileri çileden çıkardı. Sanıyorum milliyetçi kesimin de meclise girmesiyle bu konu hakkındaki tartışmalar alevini arttırarak devam edecek.
Evet, MHP 5 yıl sonra T.B.M.M'deki yerini aldı. PKK terör örgütünün hain eylemlerine yeniden başlaması ve arttırarak sürdürmesiyle aynı paralellikte artış gösteren milliyetçi duyguların yükselmesi, partiyi meclise taşıdı. %13 civarında oy toplayan Milliyetçi Hareket Partisi; CHP'nin bir süre iç sorunlarla boğuşacak gibi izlenim vermesinden dolayı, CHP toparlanana kadar AKP'nin karşısında en önemli muhalefet olacak gibi görünüyor. Aslında partide mutluluk ve hayal kırıklığı birarada yaşanıyor. Çünkü seçimlerden önce tek başına iktidar hedefleyen ve çalışmalarını bu plan üzerine yoğunlaştıran MHP, bu hedefine ulaşamadı ama meclise girip muhalefet yapmaya hak kazandı. Ama mecliste bana göre MHP'ye önemli görevler düşüyor çünkü Bahçeli'nin bu ikinci ve bana göre son şansı. Özellikle DSP ve ANAP ile kurulan hükümet sonrasındaki icraatları ve tutumuyla özellikle parti tabanında desteğini kaybeden Bahçeli'nin bu kez şansını iyi kullanması gerekiyor.
Daha önceki seçimlerde DTP genellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde bazı illerde birinci olmayı başarıyor, fakat ülke genelinde barajı geçemediği için meclise milletvekili gönderemiyordu. Bu sorunu, seçimlere bağımsız adaylarla girerek aşmayı düşünen Demokratik Toplum Partisi bu konuda kısmen başarılı da oldu diyebiliriz. Meclise 23 milletvekili gönderecek olan DTP'nin seçimlerden önceki hedefi 30-35 civarında milletvekilini seçtirmekti. Yine de söz konusu bağımsızların mecliste grup kurabilecek olmaları parti tabanında ve seçmeninde büyük mutluluk yaratmış durumda.
DTP bağımsızları dışında seçilen birkaç adaya daha bulunuyor. Muhsin Yazıcıoğlu, Mesut Yılmaz gibi isimler bu adaylar arasında. Bu adaylar yarıştıkları şehirler olan memleketlerinde çok sevildikleri ve destek gördükleri için seçilmeyi başardılar. Mecliste bu isimlerin zaman zaman kritik rol oynamaları bekleniyor. Özellikle Mesut Yılmaz'ın büyük çalkantı içinde olan merkez sağı birleştirme konusunda ciddi çalışmalar yapacağı aşikar. Başarılı olup olamayacağını hep beraber göreceğiz.
Sağ demişken.. Seçim sonuçları en büyük ziyanı kuşkusuz Demokrat Parti'ye verdi. Barajı aşma umutlarıyla hedefe giren DP'de alınan %6 civarındaki oy herkesi şoke etti. Bunun üzerine partide Mehmet Ağar ve yardımcıları yaşanan bu düş kırıklığını istifa ederek onurlu bir hale getirdiler. Seçimlerden önce Anavatan Partisi'yle seçim ittifakı yapmaya çalışan fakat son anda çıkan pürüzler nedeniyle bunu başaramayan Demokrat Parti'yi ilerleyen günlerde çok zor süreçler bekliyor.
Şimdi herkesin cevabını merakla beklediği sorular var. Bunlardan şüphesiz en önemlisi, seçimlerin erken yapılmasına vesile olan cumhurbaşkanlığı seçimi hususudur. Bu noktada 341 civarında milletvekili çıkaran AKP'nin Abdullah Gül'ü yeniden aday göstermesi bekleniyor. Bu durumda da bu isme karşı çıkan CHP'nin oturumlara yine katılmayacağı gün gibi aşikar. MHP'nin de benzer bir tavır sergileyeceğini varsayarsak, DTP'nin bağımsızları Ve CHP'den ayrılacağı açıklanan DSP'nin milletvekili adayları kilit rol üstlenecekler. DTP ve DSP şayet Gül'e destek verirlerse bu iş mecliste çözülür. Ama durum böyle olmazsa ülke tekrar sıkıntılı günler geçirebilir. Bu durumda cumhurbaşkanını seçmek için tekrar sandık başına gidebiliriz.
Merak edilen hususlardan bir diğeri; CHP'nin içeride kaynayan kazanı nasıl yok edeceğidir. CHP'ye yakınlığı olmayan ben bile, partinin bu hale gelmesinin sebebinin Deniz Baykal olduğunu anlamakta zorluk çekmiyorum. Kavgacı tutumu, çözüm üretmek yerine yapılan politikaları eleştirmesi (yani olması gereken değil olan üzerinden siyaset yapması) Baykal'ı CHP'de artık istenmeyen adam haline getirmiştir. Partide muhalefet artık Baykal'ın miladını doldurduğuna ve değişimin zamanının geldiğine inanıyor. Muhalefetin, Baykal'ın yerine en fazla destek verdiği isim ise geçen kongrede Baykal'ın karşısında yarışan ancak kaybeden Mustafa Sarıgül. Baykal da kendisini en fazla zorlayacak rakip olarak gördüğü Sarıgül'ü hatırlanacağı üzere partiden ihraç etmişti. Şimdi ise muhalefet Baykal'a göre çok daha ılmlı bir politikacı olan Sarıgül'ü partinin başında görmek istiyor. Bakalım önümüzdeki günlerde CHP cephesinde neler yaşanacak?
Tayyip Erdoğan'ın meydanlarda "Meclise girdiklerinde bir de onların kavgasıyla mı uğraşacağız?" diyerek mecliste görmek istemediğini açıkça belirttiği MHP ve DTP'nin meclise girmeleriyle birbirleriyle ilişkilerinin nasıl olacağı, merak edilen bir diğer husus. Şu an için iki partiden de "Biz meclise kavga etmeye değil, siyaset yapmaya giriyoruz" diyerek ılımlı mesajlar çıkıyor. Evet, belki bu iki parti çok ileri giden kavgalar yapmayacak. Ama kimse bu iki partiden güllük gülistanlık geçinmesini beklemeyecek. Zira bu iki parti siyahla beyaz kadar zıt.
Olan oldu, Yüce Türk milleti sözünü sandık başında söyledi. Kimi partiler üzüldü, kimileri sevindi.. Mühim olan bundan sonrasıdır. Umuyorum ki iktidar ve muhalefet birbirlerine çelme takmadan ülkeyi daha iyi yerlere nasıl götüreceklerini düşünür ve bu noktada Türkiye'miz için iyi şeyler yaparlar.
Çünkü gördük ki kaos ortamından yine biz zararlı çıkıyoruz.
Vatana ve Millete Hayırlı Olsun..
Her Şey Türkiye İçin..
Actions : (View-Readers)
UyduHane l Sanal-Genclik.Net l Cine WB Sinema Filmleri izle l Forum l Mesken.Gen.TR
Paylaş